YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12068
KARAR NO : 2010/8177
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 01.07.2009
Nosu : 665-507
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile ticari ilişkilerinden kaynaklanan 2.473.33.-Euro alacağının ödenmemesi nedeniyle başlattıkları takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Türkiye’de ikametgahı bulunmadığından HUMK.nun 97.maddesine göre teminat göstermesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinden dava sebebinin anlaşılamadığını bildirerek davanın reddine, alacağın reddedilen kısmı üzerinden % 40 inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, aldırılan bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle davalı kayıtları ve davacı yanın sunduğu gümrük beyanı ve tarafların sunduğu faturalar kapsamında her halükarda davacının borçlu göründüğünün, davacı kayıtlarına girmeyen davalı faturasının olabileceğinin takipten önce temerrüt oluşmadığının, kayıt nizamı kapsamında davalı kayıtlarının yasalara uygun olduğu, borcun ödenmesi talebinin davalı yanın zamanaşımı talebinin değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davacı taraf borçlu göründüğünden davaya konu 4.451.-TL.nin % 40’ı oranındaki icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece davacının delil olarak sunduğu belgelerin Türkçe tercümeleri yaptırılarak, bir kısmı okunamayan belgelerin de okunaklı ve tasdikli örnekleri dosyaya ibraz ettirilip, konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinde haksız olunmasının yeterli bulunmayıp, ayrıca kötüniyetle takip yapıldığının da kanıtlanması gerektiği gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.