YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5379
KARAR NO : 2012/16562
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan …, ……….. San. ve Tic. Ltd. Şti, … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 10.10.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı çocuk …’in maddi zararını sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri karşıladığından maddi tazminat isteminin reddine, davacı eş …’in maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne, karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar … ile … ve … Tic Ltd Şti vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle düzenlenen 15.12.2008 tarihli kusur bilirkişi raporunda davacıya % 40 davalılara ise toplam olarak % 60 oranında kusur verilmiş ve bu rapora davacı tarafça itiraz edilmediğinden % 40 oranındaki davacı kusuru davalılar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece: davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın göz ardı edilerek, davalı itirazı üzerine düzenlenen 14.09.2009 tarihli kusur bilirkişi raporunun, kesinleşen rücu davası ile uyumlu olduğundan bahisle kazalının % 30, davalıların ise toplam olarak % 70 oranında kusurlu olduklarının kabulü ile maddi ve manevi tazminatların belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kabul ve uygulama açısından ise, davacı 03.10.2006 tarihli dava dilekçesi ile davacı eş ve çocuktan her biri için 25.000,’00’er TL den toplam 50.000,00_TL manevi tazminat isteminde bulunduğu halde, yargılama sırasında verdiği 15.05.2007 tarihli dilekçe ile manevi tazminat istemini eş için 30.000,00-TL çocuk için ise 20.000,00-TL olarak açıklamıştır. Davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin de bulunduğu dikkate alındığında çocuk açısından bu beyanın bağlayıcı olduğu ortadadır. Öte yandan HMK’nun 26.maddesine (HUMK 74) göre hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Hal böyle olunca davacı …’in manevi Tazminat isteminin 20.000,00-TL’na çekildiğinin göz ardı edilerek, anılan davacı yararına talebi aşar biçimde manevi tazminata karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle kusurun belirlenmesinde davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın varlığı göz ardı edilerek yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar … ile … ve … Tic Ltd Şti vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.