YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14474
KARAR NO : 2013/3378
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü 101 ada 120 parsel sayılı 20615.58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı … Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/12/2008 gün ve 2008/13733-18002 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 1964 tarihli memleket haritasında meyve bahçesi rumuzlu orman sayılmayan alanda kaldığının bildirilmesi üzerine Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmişse de, davalı ile aynı soyismi taşıyan ….. oğlu ….. yoldaş’ın ormandan tarla açarak fidan dikme suçundan sanık olarak yargılandığı ve Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 06.02.1990 gün ve 245-32 sayılı ilâmında mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme dayanak alınan uzman orman yüksek mühendisi ve kadastro teknisyeninin birlikte düzenledikleri 26.06.2008 tarihli raporlarında özet olarak; “Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 1990/245-32 sayılı ….. Köyünden ….. oğlu…..’ın mahkumiyeti dosyasına konu olan taşınmazın dayanak krokilerinin, dava konusu 101 ada 120 sayılı parselin dışında kaldığı ve yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu sırasında sözü edilen mahkeme kararına konu yerlerin Hazine adına orman niteliği ile tesbit ve tescil edilen 101 ada 2 sayılı parselin sınırları içine alınmış olduklarını tesbit ettiklerini” bildirmişlerse de, ceza ve tazminat dosyalarının dayanağı krokilerin 101 ada 2 sayılı parselin hangi bölümlerine ait olduğu kadastro paftasında gösterilerek keşfi ve bilirkişi raporlarını denetleme ve izleme olanağı sağlanmamıştır. Gerek 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/G, gerekse 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/g ve 26/2 maddeleri gereğince “Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerlerin Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması gerekir. Böyle bir yerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış olması veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmaz”.Bu nedenle; yörede 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma (özellikle bilirkişilerin raporlarında infaz edildiğinden söz ettikleri Tire Sulh Ceza Mahkemesinin 06.02.1990 tarih 245-32 sayılı ilamına ilişkin çalışma tutanağı sahifesinin), işi bitirme tutanakları ile askı ilân tutanağının ve tahdit haritasının orijinalinden çekilmiş onaylı fotokopi örneği ile varsa tazminat dosyası ile elatmanın önlenmesi dosyasının Orman İdaresinden ve mahkemesinden bilirkişi raporu ile krokiler getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında bir uzman orman yüksek mühendisi ve kadastro teknisyeni ya da fen elemanı aracılığı ile ve yerel bilirkişi yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, ceza ve tazminat davalarına konu olan taşınmaz ya da taşınmazların yeri, suç zabıt varakası ile keşif tutanaklarındaki mevki, miktar, nitelik ve krokilerinde belirlenen hudut anlatımlarından (şahıs, dere, yol, orman vs.) yararlanılarak kadastro paftası üzerinde nereye isabet ettiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; çekişmeli taşınmaz ya da başka bir parsel içerisinde kalıp kalmadığı orman kadastro çalışma tutanaklarından da yararlanmak suretiyle belirlenmeli; orman ve fen bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir krokili rapor alınmalı; ceza dosyasının halefiyet yoluyla davalı yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesine göre kesin hüküm olacağı düşünülmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu …. Köyü 101 ada 120 nolu parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında ceza davasına konu olan taşınmazın dava konusu 101 ada 120 sayılı parsel sınırları içerisinde değil, 101 ada 2 nolu orman parseli içerisinde kaldığı, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu sırasında ceza davalarının gözetilerek sözü edilen mahkeme kararına konu olan yerlerin Hazine adına orman niteliği ile tespit ve tescil edilen 101 ada 2 sayılı parselin sınırları içerisine alındığı, bu durumun orman parselinin edinme sebebi sütunun da açıklandığı, çekişmeli taşınmazın, üzerinde 40- 50 yıllık incir ağaçları ile 50-80 yaşlarında zeytin ağaçları olan tarım arazisi niteliğinde bulunduğu saptanarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28.03.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.