Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7141 E. 2010/5264 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7141
KARAR NO : 2010/5264
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, … Ticaret Toptan Gıda ve Pazarlama-…’in, müvekkili bankanın Şanlıurfa Şubesi’ne, Şanlıurfa … Şube muhataplı, keşidecisi … olan 25.09.2007 keşide tarihli çeki tahsil amacıyla verdiğini, müvekkili bankanın çeki takas odasına ibraz edilmek üzere tahsil cirosu ile teslim alındığını, müşterinin talebine istinaden çekin müşteriye işlemsiz olarak iade edilirken müvekkili banka çalışanlarınca çekteki tahsil ciroları iptal edilmeden müşteriye teslim edildiğini, daha sonra bu çeke dayalı olarak davalı şirketin müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, çekteki tahsil cirosunun hata sonucu iptal edilmediğini, ciroda imzası bulunan banka görevlilerinin çek cirosu yoluyla bankayı borçlandırma yetkileri bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının dava konusu çekteki cirosunu zuhulen iptal edilmeksizin müşterisine iade edildiği yönündeki soyut ve hiçbir delille desteklenmeyen iddiasına itibar edilmesinin mümkün görülmediği, çekteki cironun temlik cirosu olduğu, bankaların güven kuruluşu olmaları, görev ve sorumluluklarının yasalarla belirlenmesi ve ciroda imzası bulunan iki kişinin de banka personeli olması nedeniyle davacı bankanın cirodaki yetkili veya yetkisiz personellerinin imzalarından dolayı sorumlu olduğu, kaldı ki davalı şirketin iyiniyetli 3.kişi olup, kötüniyetli olduğuna ilişkin somut bir iddia ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.