YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12319
KARAR NO : 2013/16622
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, bilirkişi raporunda sulu arazilerde uygulanan ürün münavebesi ve sulu tarım arazilerindeki kapitalizasyon faizi esas alınarak değer biçilmiştir. Bilirkişi raporlarında belirtilen sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları,arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sulu olduğu belirtilen taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının taşınmazın sulu ya da kuru arazi olup olmadığına yer vermeden ve denetlenebilir bir gerekçe de gösterilmeden %6 kabul eden bilirkişi kurulu raporlarına göre karar verilmesi,
3-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2012 yılı) mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2012 yılına ait dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Kural böyle iken, bilirkişilerce düzenlenen raporlarda gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünce 2011 yılı veri listesindeki buğday, buğday samanı, mısır, pamuk için kilogram satış fiyatının ve dekar başına ortalama verim miktarı %10 (+) sapmayla alınıp bulunan değere TÜİK Tarım Sektörü Üretici Fiyat Endeksi uygulanarak 2012 yılı değerlerinin bulunması,
4-Dava konusu taşınmazda davacı adına daimi irtifak hakkı tesisi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde irtifak hakkının ağaç dikmemek, bina ve sabit tesis yapmamak kaydıyla tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan bozma nedenleri doğrultusunda, gerekirse yerinde yeniden keşif yapılıp hakimin gözlemi de tutanağa geçirilmek suretiyle taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde araştırılıp saptanmalı, yeniden gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan ürünler için kuru ve sulu şartlarda ayrı ayrı dekar başına ortalama verim, her bir masraf kalemini dökümlü olarak gösteren üretim giderleri ve kg başına ortalama satış fiyatları da getirtilerek bu verilere göre değer belirleyen rapor veya ek rapor alınmalı, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.