YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11447
KARAR NO : 2010/1241
KARAR TARİHİ : 10.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :11.09.2009
No :1561-D.İş
Taraflar arasındaki ihtiyati haczin kaldırılması talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyat haciz isteyen vekili, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip, alacağın muaccel hale geldiğini belirterek asıl borçlu ile müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Mahkemece talep uygun görülerek asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, kefil olan müvekkilinin banka tarafından gönderilen ihtarnameye ve ekindeki hesap özetine itiraz ettiğini, müvekkilinin kefili olduğu kredinin dışındaki başka krediler için ihtiyati haciz kararı verildiğini, teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirterek ihtiyati haczin kaldırılması talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, genel kredi sözleşmesinin 41.maddesindeki yetki kaydı nedeniyle yetki itirazının yerinde olmadığı Vakıflar Bankasının 5411 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine ve mahkemenin istikrar kazanmış uygulamasına göre kamu bankası olması nedeniyle teminatsız olarak ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilerek itirazın reddine karar verilmiş, hüküm müteriz vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 259’uncu maddesi uyarınca, “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. -Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.-Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.” Bu emredici hüküm uyarınca ihtiyati haciz isteyenin teminat yatırması bir zorunluluk olup, genel kredi sözleşmesinde bu emredici hükme aykırı olarak konulan kayıt geçersizdir. Teminatın amacı, anılan kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere hem borçlunun hem de üçüncü kişilerin ihtiyati haczin haksızlığının anlaşılması hâlinde uğradıkları zararların güvence altına alınmasıdır. Teminat olarak nelerin gösterilebileceği Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 96’ncı maddesinde sayılmıştır.
Kural olarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez ise de; kanunlarda teminat alınmayacağına ilişkin istisnai hükümlerin bulunması hâlinde, bu istisnaî hükümlerin amacı ve kapsamı ile sınırlı olarak teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilebilir. İİK’nın 259’uncu maddesinde ilama dayanan alacaklarda teminat aranmayacağı, ilam niteliğindeki belgelerden doğan alacaklarda ise teminatın gerekip gerekmediğinin hâkiminin takdirine bağlı olduğu belirtilmiştir. İİK’nın 301,II hükmünde de konkordatonun reddi hâlinde teminatsız ihtiyati haciz kararı verileceği öngörülmüştür. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilebileceğine ilişkin istisnai hükümler İİK dışında bazı özel kanun hükümlerinde de yer almaktadır. Örneğin, Bankacılık Kanununun 140,IV hükmünde kamu tüzel kişiliği olan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na, aynı Kanunun geçici 13’üncü maddesinde, sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalara (Tasfiye Hâlinde … A.Ş. dâhil), 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti …Bankası, Türkiye … Bankası Anonim Şirketi Ve … Anonim Şirketi Hakkında Kanunun Geçici Madde 4,II hükmü uyarınca Kanunun adında sayılan bankalara, bu konuda istisna tanınmıştır. Bu nedenlerle Kanunda açıkça tanınan istisnalar dışında teminat gösterilmeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz edenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 10.2.2010 günü oybirliği ile karar verildi.