Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/22 E. 2013/4479 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22
KARAR NO : 2013/4479
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Doğan Köyü 146 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 1821.55 m2 yüzölçümü ile 3402 sayılı Kanunun 18. maddesine göre ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 17.08.2007 tarihli dilekçesi ile taşınmazın babasından kaldığı, 30 yıllık fındık bahçesi niteliğinde ve etrafının tel ile çevrili olduğu ve taşınmazın zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla, tesbitin iptali ile adına tescile karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davacı … adına tapuya kayıt ve tescile karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/09/2008 gün ve 2008/7315-11553 sayılı bozma ilâmında; “Taşınmazın kadastro tesbiti ham toprak niteliğinde olup, yerel bilirkişi ve tanıklarla, ziraat bilirkişisi taşınmazın 30 yıllık kapama fındıklık olduğunu belirtmişlerdir. Bu durumda, tutanak bilirkişilerinin taşınmazın başında dinlenip, bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Öte yandan; taşınmaza komşu parsellerden 103 ada 1 sayılı parsel kadastro çalışmasında orman niteliği ile tesbit edilip kesinleşmiştir. Mahkemece, davalı taşınmazı ormandan kazanabileceği gözetilerek, taşınmazın öncesi itibariyle orman olup olmadığı ve hukuki durumunun da araştırılarak uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz. Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı sorularak varsa buna ilişkin işe başlama, çalışma ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile orijinal tahdit haritası ve eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra, mahkemece, halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın niteliği belirlenip, tutanak bilirkişilerinin taşınmaz başında dinlenip sonuca göre karar verilmesi,” gereğine değinilmiş, mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle, davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine adına tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunu 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılmış olmasına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 16/04/2013
gününde oy birliği ile karar verildi.