YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12021
KARAR NO : 2013/3165
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ….. Kasabası, …..Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın fen bilirkişinin krokisinde (a2) ile işaretli 46,25 m² bölümünün 526 parselde geri kalan kısmının da 528 parselde tesbit gördüğü ve tapulama mahkemesinin 1969/5 E. – 1972/14 K. sayılı kararı ile orman olarak tescil harici bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılan ve 07.03.1986 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 24.11.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 23.11.1956 tarihinde yapılmış ve sonuçları 30.12.1956 – 28.01.1957 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın (a2) ile gösterilen 46,25 m² bölümünün 526 parsel sayılı taşınmaz içinde tapu siciline tescilli olduğundan, bu bölüme ilişkin zilyetliğe dayalı olarak tescil davası açılamayacağı, (a1) ile gösterilen 2203,53 m² bölümünün ise, Tapulama Mahkemesinin kararı ile orman niteliğiyle tescil harici bırakıldığından, orman tahdidinin kesinleştiği tarihe kadar zilyetliğin davacı yararına hak oluşturmayacağı, orman tahdidi dışında bırakıldığı 24.05.1989 tarihinden sonra zilyetliğin başlayabileceği, ancak bu halde de taşınmazın imar planına alındığı 12.01.1989 tarihinden sonra zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmadığından, davacı yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.