YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7853
KARAR NO : 2010/5062
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında sözleşmeye dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, 31.12.2005 tarihinde müvekkilinin 82.346.90 TL alacağı bulunduğunu, ilişkin olarak taraflar arasında hesap mutabakatı imzalandığı, 01.01.2006 tarihinden itibaren cari hesabın bu meblağ üzerinden yürüdüğünü, müvekkilinin 31.12.2006 tarihi itibariyle hesaplanacak kur farkı alacağı dışında toplam alacağı olan 131.607.51 TL’nin tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe, icra takibi meblağı 131.607.51 TL ile bankaya yaptıkları 119.054.38 TL’lik ödeme arasındaki 12.553.13 TL’nin nedenini anlamadıkları gerekçesiyle itiraz ettiğini, bu meblağın mutabakata varılan 2005 yılı kur farkından kaynaklandığını, takip tarihi itibariyle 65.655.16 TL alacağın muaccel olduğundan bu kısım için vadenin dolmadığı itirazının da yerinde olmadığını bildirerek, 12.225.69 TL’lık kısmına yapılan itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihi ile muaccel olan 65.655.16 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikli taraflar arasında imzalanan 01.06.2006 tarihindeki ürün satın alma sözleşmesinin 29.maddesi uyarınca İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olmadığını, taraflar arasındaki satış anlaşmasının Euro bazında ve 90 gün vadeli olarak yapıldığını, müvekkilinin davacıya %10 reklamasyon indirildikten sonra 63.032.09 Euro borçlu olduğunu, 2006 yılı Kasım ayı sonu itibariyle müvekkilinin davacıya borcunu ödemek istemesine rağmen davacı tarafça kabul edilmediğinden Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/690 D.İş sayılı dosyasıyla 2006 yılı Kasım sonu itibariyle vadesi dolan faturaların tevdi mahalli tayin edilen … Şubesine yatırıldığı, davacı tarafça yapılan takibin vadesi gelmemiş bir alacak için fahiş taleplerle yapıldığından itirazlarının yerinde olduğunu, sözleşmenin 27.maddesi gereğince taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki söz konusu olup Euro bazında ve 90 gün vadeli olarak ödeneceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin iyiniyetle ve taraflar arasındaki belgelere uygun olarak tevdi mahalline borcunu ödeyerek kurtulduğunu ve icra takip tarihinde davacının vadesi gelmiş herhangi bir alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddine, alacaklı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının adresinin Bakırköy İlçesi olup genel yetkili mahkeme ve icra dairesi olduğundan yetki itirazının reddine, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 31.12.2006 tarihi itibariyle 12.321.79 TL alacaklı bulunduğu, ancak her iki tarafın kabulünde olan sipariş sözleşmesi uyarınca faturalara 90 gün ödeme vadesi kabul edilmiş olduğundan takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş faturalardan dolayı davacının davalıdan 65.655.15 TL alacağının bulunduğunun tespit edilmiş olması karşısında davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 12.225.69 TL alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olmadığından davanın bu kısım yönünden reddine, takip tarihi itibariyle muaccel olan 65.655.16 TL’nin davalı tarafça takipten sonra tevdi mahalli kararı üzerine 06.12.2006 tarihinde 53.272.31 TL, kalan bakiye kısım için ise 13.12.2006 tarihinde 37.770.55 TL olarak ödenmiş olduğu, böylelikle asıl alacağın takipten sonra ancak davadan önce ödenmiş olduğundan 65.655.16 TL’nin (53.272.31 TL’sının 06.12.2006, kalanının da 13.12.2006 tarihinde) ödendiğinin tespiti ile tahsil edilen bu asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar davacı talebini aşmamak üzere avans faizi işletileceğinin ve buna göre icra giderlerinin belirleneceğinin tespitine, takip tarihi itibariyle muaccel olan alacağın takipten sonra ancak davadan önce ödenmiş olduğundan, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından %40 inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 27.maddesinde, sözleşmenin aynı zamanda TTK.nun 87.vd maddeleri hükümleri uyarınca akdedilmiş cari hesap sözleşmesi niteliğinde olduğu, taraflar arasında oluşacak alacak ve borç ilişkisinin cari hesapta takip edileceği belirtilmiştir. TTK.nun 87.maddesine uygun olarak düzenlenen bu sözleşme cari hesap sözleşmesi niteliğinde olup, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi de cari hesap şeklinde sürdürülmektedir. TTK.nun 95.maddesine göre cari hesabın kesilmesinden önce taraflardan hiç biri alacaklı veya borçlu sayılmaz, tarafların hukuki durumunu sözleşmenin sonunda hesabın kesilmesi tayin eder. Sipariş formundaki ödeme süresi taraflar arasındaki cari hesap ilişkisini ortadan kaldıracak nitelikte bulunmadığından davacının takip tarihi itibariyle TTK.nun 95.maddesine uygun hesap kesimi yapıp yapmadığı üzerinde durulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.