Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/5714 E. 2014/9352 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5714
KARAR NO : 2014/9352
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Şenkava İlçesi, Uğurlu Köyünde bulunan 101 ada 107 parsel sayılı 132206 m² yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliği ile senetsizden, edinme sebebine [3402 sayılı Kadastro Kanununun 7. maddesine göre sınırlandırılması yapılan iş bu 101 ada 107 numaralı taşınmaz orman tahdit komisyonunda görevli orman mühendislerince devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan orman niteliğindeki yerlerden olduğu, ancak, komisyonda görevli ziraat mühendisince ve kadastro teknisyenliğimizce yapılan inceleme ve muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre ekli orman tahdit krokisinde (C) ve (D) harfi ile gösterilen alanın 4342 sayılı Mera Kanunu gereğince mera niteliğinde olduğu ve kadimden beri Uğurlu Köyü merası olarak kullanıldığından komisyonda üye orman mühendisi ile ziraat mühendisince ve kadastro teknisyenliğimiz arasında itilafa düşüldüğünden, taşınmazın sınırları kesinleştirilmeden Kadastro Kanununun 7. maddesi gereğince kadastro komisyonuna intikal ettirilmek üzere tespiti yapıldı] yazılarak malik hanesi açık bırakılmıştır.
101 ada 128 parsel sayılı 10740,59 m² yüzölçümlü taşınmaz, ham toprak niteliği ile senetsizden davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
102 ada 45 parsel sayılı 710325,40 m² yüzölçümlü taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmış orta malı olarak tespit edilmiştir.
Asıl dosya davacısı Orman Yönetimi, 20/03/2007 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Uğurlu köyünde yapmış olduğu kadastro çalışması sırasında dilekçe ekindeki haritada (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Kadastro müdürlüğünden gelen ilgili müzekkere cevabında Uğurlu Köyünde yapılan orman kadastro çalışmalarında ekli krokide belirtilen taşınmazları 101 ada 107 ve 128 parsel ve 102 ada 45 nolu parsel içerisinde kalmış oluduğu anlaşılmıştır.
Davacı … Yönetimi, 23.05.2008 tarihli celse esnasında 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit gördüğü gerekçesiyle bu taşınmaza ilişkin herhengi bir davalarının olmadığını belirterek mahkemeden 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadasatro tutanağının kesinleşmesi için kadastro müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ara kararla 101 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadasatro tutanağının kesinleşmesi için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar vermiştir.
Birleşen dava dosyalarında gerçek kişiler, zilyetliğe dayanarak çekişmeli 102 ada 45 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacı … Yönetimi yönünden kabulüne, birleşen dosya davacısı … ve Rıza Bozdemir yönünden davanın reddine, 101 ada 128 parselin ve 102 ada 45 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tamamının orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurul tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.