Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12435 E. 2010/1317 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12435
KARAR NO : 2010/1317
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 13/11/2008
Nosu : 190/268

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan almış olduğu malların bedelini tamamen ödediğini, davacıya bir borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davalının 26.02.2003 tarihli faturayı kabul etmediğini, fatura ve faturadaki malın davalıya tesliminin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat isteminin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulup, yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, “davalı icra takibine itirazında ve cevap dilekçesinde davacıdan almış olduğu malların bedelinin tamamen ödendiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürerek ödeme def’inde bulunmuştur. Bu durumda ispat külfetinin davalıya geçtiği hususu gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira bozma ilamında davalının ödeme def’inde bulunmasına göre ispat yükünün davalıya geçtiği belirtilmiştir.
Bu durumda davalı yanın ödeme def’ini yazılı belge (makbuz, banka havalesi, vb.) ile kanıtlaması, aksi halde delilleri arasında “her türlü delil” diyerek yemin deliline de dayandığı gözetilerek davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu dikkate alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bozma kapsamı dışında kalan hususları kapsayacak biçimde ve kazanılmış hak kuralı da ihlal edilerek yeniden malın teslimi olgusunun davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.