Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12694 E. 2012/18747 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12694
KARAR NO : 2012/18747
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın ve teslim alan davalının, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin davacıya 2009 yılı Aralık ayında mal sipariş edip, bu malların müvekkili şirkete fatura ile teslim edildiğini ve müvekkili şirketin de 10.12.2009 tarihli tahsilat makbuz ile ödeme yapılıp hesabın kapatıldığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu kalmadığı gibi başkaca bir ticari ilişki de olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalı şirketin davacıdan faturalarla toplam 3.402 TL’lik mal satın aldığı malların sevk irsaliyeleri ile davalı şirkete teslim edildiği, davalının takipte temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini ancak bedelini almadığını iddia etmiştir. Davalı takibe konu fatura içeriği malları almadıklarını ileri sürmüştür. Somut olayda, ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı mal teslimi ile ilgili irsaliyeler sunmuştur. Ancak davalı irsaliyeler altında imzası bulunan şahısların çalışanı olmadığını savunmuştur. SGK ve Emniyetten gelen yazılarda da bu kişilerin davalı çalışanı olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davacı, dava konusu malları davalıya satıp, teslim ettiğini yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Ne var ki davacı vekili 30.03.2012 havale tarihli dilekçesinde davalıya başka firmalarca satılan mallarla ilgili belgeler altında davalı şirketin kaşesi basılarak atılan imzaların dava konusu irsaliyeleri imzalayanlarla aynı kişiler olduğunu iddia etmiştir. O halde mahkemece davacının bu iddiası yönünden dosyaya sunulan irsaliyeler altındaki imza ile dava konusu irsaliyeler altındaki imzalar karşılaştırılarak malların aynı kişi tarafından alınmış olduğunun saptanması halinde davalının başka firmanın aynı kişiye yapmış olduğu teslimata ses çıkarmayıp, karşı çıkmaması durumunda benimsemesinin söz konusu olacağı düşünülerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.