YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14732
KARAR NO : 2013/3423
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
….. İlçesi.. Mahallesi’nde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tesbiti sırasında, dava konusu 708 ada 14 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının 1955 doğumlu Mehmet oğlu oğlu İrfan Deligöz’ün kullanımında olduğu şerh verilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın 1991 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne, Sakarya İli, Kocaali İlçesi, …. Mahallesi, ….. Mevkiinde yer alan 708 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.” şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 11.09.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları, lehine tesbit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tesbit maliki olan Hazine ile beraber, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi verilen kişi veya kişilere birlikte yöneltilmesi zorunludur. Ancak, davacı … Yönetimi, sadece Hazineye husumet yöneltilerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece de, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi bulunan İrfan Deligöz’ün davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece, re’sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. Mahkemece, davanın eksik taraf teşkiliyle sonuçlandırılması usûl ve kanuna aykırıdır. Kabule göre ise; çekişmeli taşınmazın eylemli orman olduğu gerekçesiyle, hem bu bölümün orman olarak tapuya tesciline, hem de beyanlar hanesine 2/B madde şerhi konulması birbiriyle çelişki arz ettiği gibi, devlet ormanlarının tapu kaydının beyanlar hanesine şerh konulamayacağının düşünülmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 28/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.