Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1703 E. 2010/11307 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1703
KARAR NO : 2010/11307
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki 15.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıya ait taşınmazı kiraladığını ve sözleşmenin 9.maddesi uyarınca müvekkilinin davalıya 4800 USD depozito bedeli ödediğini, müvekkilinin kiracı olduğu döneme ilişkin tüm borçlarını ödeyip taşınmazı önceden davalıya ihtar ederek 16.07.2006 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, ancak davalının ihtara rağmen depozito bedelini müvekkiline iade etmediğini, bu nedenle girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kira sözleşmesinin feshi hususunda ayrı bir dava görüldüğünü, davacının itirazın iptali davasını süresi içinde açmadığını, ayrıca taraflar arasındaki kira sözleşmesi henüz sona ermediği ve konuyla ilişkin davanın halen derdest olduğu için davacının güvence bedelini talep etmesinin yerinde olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında 15.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığı, davacının 25.05.2006 tarihli ihtarnamesi ile kiralananı tahliye edeceğini, davalı kiralayana bildirdiği ve taşınmazı 16.07.2006 tarihinde tahliye ettiği sözleşmenin 9.maddesi uyarınca, davacı kiracının davalıya 4.800 USD tutarında depozito bedeli ödediği, davacının taşınmazı tahliye etmesine rağmen depozitonun iade edilmediği, davacı kiracının taşınmaza herhangi bir zarar vermediği gibi kira, su, elektrik, ortak giderler nedeni ile herhangi bir borcunun da bulunmadığı, bu nedenle girişilen takibin haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı yararına tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.