YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18991
KARAR NO : 2014/15641
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2014
NUMARASI : 2007/401-2014/480
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın sürücüsünün ağır kusuruyla sebebiyet verdiği kaza nedeniyle zarar görenlere tazminat ödendiğini, ağır kusur nedeniyle kazanın sigorta teminatı kapsamının dışında kaldığını belirterek, 5.000 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle ağır kusurun bulunduğu kabul edilerek, davanın kabulü ile 5.000 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında üçüncü şahsa ödenen tazminatın poliçe genel şartları uyarınca sigorta ettirenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın teminatın kapsamını belirleyen A.1. maddesinde, sigortacı, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği hükme bağlanmıştır.
ZMSS Genel Şartlarının, sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen B.4. maddesinin (a) bendinde, tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, TTK’nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Somut olayda, davacıya sigortalı çekicinin dorsesinde taşınan beton kirişin dorse üzerinden kayarak yol üzerinden sürüklendiği sırada karşı istikametten gelen araçlara çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsünün “trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan diğer kural, yasak zorunluluklara ve yükümlülüklere uymamak” kuralını ihlali nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerine göre, kazanın, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusurundan kaynaklanmadığı, davacı sigortacının, sürücünün kasta dayanmayan tam kusuru sebebiyle verdiği zarardan dolayı üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.11.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.