Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/2013 E. 2013/3374 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2013
KARAR NO : 2013/3374
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında …… Köyü, 1400 parsel sayılı 8350,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden 1282 nolu parselin vergi kaydı miktar fazlası olarak tarla niteliğiyle davalı … adına tesbit edilerek, 30.06.1981’de tapuya kaydedilmiştir. Davacılar, dava konusu taşınmazın zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla tapusunun iptaliyle adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 1400 parsel sayılı taşınmazın 13.07.2009 günlü bilirkişi raporunda (B2) ile gösterilen 6492,31 m²’lik kısmının tapusunun iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından kabul edilen bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre yapılarak 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1999 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (B2) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu; davacıların, bu taşınmazı, güneyinde yer alan kendileri adına tapuya tescil edilen 1282 sayılı parselle birlikte aynı nitelikte kullandıkları ve davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.