YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8800
KARAR NO : 2014/9611
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, davalılar … ile …’i hasım göstererek hisseye vaki müdahalenin kaldırılmasını dava etmişler, yargılama sırasında yöreye genel kadastro girmiş, dosya kadastro mahkemesine aktarılmış, dava konusu taşınmazlar Alanyurt Köyü 129 ada 40, 119 ada 103, 107 ada 40 ve 28, 109 ada 69 ve 178, 110 ada 67, 119 ada 20, 104 ada 46, 105 ada 31, 104 ada 30, 103 ada 36, 104 ada 25, 122 ada 14 ve 10, 119 ada 74, 123 ada 10, 172 ada 120, 106 ada 11, 144 ada 3 ve 139 ada 1 parsel sayıları ile tesbit edilmiş, Orman Yönetimi 11.09.1971 de davaya katılmış, yerel mahkeme Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, davacı gerçek kişilerin de davasının reddine, 120 ada 40 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 119 ada 103 parselin tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline, 107 ada 40 ve 28, 109 ada 69 ve 178, 110 ada 67, 119 ada 20, 104 ada 46, 105 ada 31, 104 ada 30, 103 ada 36, 104 ada 25, 122 ada 14 ve 10, 119 ada 74, 123 ada 10, 172 ada 120, 106 ada 11, 144 ada 3 ve 139 ada 1 parselin … adına tesciline, elatmanın önlenmesi davasını reddine karar verilmiş, hüküm, Orman Yönetimi tarafından orman kabul edilen 129 ada 40 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan taşınmazlara, davacı gerçek kişiler de yine 129 ada 40 parsel ile Hazine adına tesciline karar verilen 119 ada 103 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki parsellere yönelik olarak temyiz edilmekle Dairce bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/12/1999 gün ve 1999/8429-11557 sayılı bozma ilâmında “Dava konusu 129 ada 40 parsel yönünden, temyiz dilekçesi kapsamında anlaşıldığı gibi, temyiz istemi bulunmadığından bu parsel yönünden hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1-Toplanan kanıtlara, dosya kapsamına ve mevcut veraset ilâmına göre dava konusu taşınmazların muris Turan’a ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı ve bunun da tek mirasçısının … olduğu, aksi de yargılama sırasında kanıtlanmadığı gibi, yargılama sırasında ileri sürülmeyen bu hususun temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinden, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin, orman kabul edilen ve temyiz olmadığından kesinleşen 40 parsel dışındaki tüm parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yerel mahkeme tarafından taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda yöntemine uygun bir şekilde uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu konuda inceleme, ziraatçı bilirkişisi dinlenmek suretiyle yapılmıştır. Oysa ki; bir yerin orman olup olmadığı uzman orman mühendislerine yaptırılması gerekir. Uzman olmayan ziraat bilirkişisi tarafından yapıları inceleme sonunda, düzenlenen rapor nazara alınarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra; 119 ada 103 parselin tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline, 107 ada 40 ve 28, 109 ada 69 ve 178, 110 ada 67, 119 ada 20, 104 ada 46, 105 ada 31, 104 ada 30, 103 ada 36, 104 ada 25, 122 ada 14 ve 10, 119 ada 74, 123 ada 10, 172 ada 120, 106 ada 11, 144 ada 3 ve 139 ada 1 parselin … adına tesciline, elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı … ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, 107 ada 40 ve 28, 109 ada 69 ve 178, 110 ada 67, 119 ada 20, 104 ada 46, 105 ada 31, 104 ada 30, 103 ada 36, 104 ada 25, 122 ada 14 ve 10, 119 ada 74, 123 ada 10, 172 ada 120, 106 ada 11, 144 ada 3 ve 139 ada 1 parsel üzerinde adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu 119 ada 103 parsel üzerinde ise davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.