YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13585
KARAR NO : 2013/3167
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/06/2006 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının miktarının tespitine, haksız ödemeden kaynaklanan Kurum alacağının istirdatının yasal olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, yaşlılık aylığının eksik bağlandığını, 506 Sayılı Yasanın 61. Maddesi gereğince aylık bağlama oranının yükseltilmesi gerektiğini, bu nedenle davacıya 01/06/2006 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının miktarının tespitini 1.446,23 TL haksız ödemeden kaynaklanan Kurum alacağının istirdatının BK 63. Maddesi gereğince yasal olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, davacının 2000 yılı öncesi 1292 gün ve 2000 yılı dahil sonrası 6992 gün hizmet süresi dikkate alınmak suretiyle toplam 8284 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve davacıdan talep edilen fazla ödemeye ilişkin kurum istirdadının mümkün olmadığının tespitine karar verilmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 20/08/1979-30/09/1979 tarihleri arasında 13 gün, 1981/2. dönem-30/08/1981 tarihleri arasında 90 gün, 01/09/1981-30/11/1981 tarihleri arasında 60 gün, 1982/1. dönemde 10 gün, 01/07/1985-10/04/1986 tarihleri arasında 165 gün, 01/11/2002-01/06/2006 tarihleri arasında 1260 gün 506 sayılı yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 01/02/1983-31/12/1984 tarihleri arasında 1 yıl 10 ay 30 gün, 11/04/1986-19/10/2002 tarihleri arasında 16 yıl 6 ay 8 gün … sigortalılığının bulunduğu, davacıya 01/06/2006 tarihli tahsis talebine istinaden 01/07/2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, Aylık Bağlama Kararına göre davacının 1598 gün SSK hizmeti ve 6638 gün … hizmeti olup toplam hizmet süresinin 8236 gün olduğu, bu sürenin 6976 gününün 2000 öncesi olup 1260 gününün 2000 sonrası olduğu, 26/08/2009 tarihili değişiklik kararında davacının 1598 gün SSK hizmeti ve 6638 gün … hizmetinin olduğunun ve toplam hizmet süresinin 8236 gün olduğunun, bu sürenin 5968 gününün 2000 öncesi olup 2268 gününün 2000 sonrası olduğunun belirtildiği ve bu sebeple davacıyı 1.446,23 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, bilirkişi Av. … raporunda, davalı
Kurum tarafından 8236 gün üzerinden aylık bağlanması işleminin hatalı olduğunun, davacının 2000 yılı öncesi 1292 gün, 2000 yılı dahil sonrası 6992 gün hizmet süresi bulunduğunun dikkate alınmak suretiyle toplam 8284 gün üzerinden aylak bağlanması gerektiğinin, aylık bağlama işleminin bu süreler dikkate alınarak yapılması sonucunda davacıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşacağının, davalı Kurumun istirdat işleminin de bu hesaplamalar doğrultusunda iptalinin gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının SSK sürelerinin 1598 ve … sürelerinin 6638 gün olup Kurum tarafından 8236 gün üzerinden aylak bağlanması işleminin doğru olduğu, davacının 2000 öncesi süreleri 5968 gün ve 2000 sonrası süreleri 2268 gün olup 26/08/2009 tarihli değişiklik kararında belirtilen sürelerin ve bu süreler üzerinden aylık bağlanması işleminin doğru olduğu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda belirtilen sürelerin ise yanlış olduğu sabittir. Bu sebeple, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, yine bilirkişi raporunda belirlenen sürelere ve Kurumun esas aldığı sürelere göre ayrıntılı bir şekilde hesap yapılmadan ve fazla ödeme olup olmadığı tespit edilmeden davalı Kurumun istirdat işleminin iptalinin gerektiğinin belirtilmesi ve bu yönde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz bilirkişi raporu ile ve eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/02/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.