Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6706 E. 2010/11229 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6706
KARAR NO : 2010/11229
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan T.İmar Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalı …’nın sıra cetveline kaydedilen alacağının gerçek bir alacak olmadığını, söz konusu miktarın müvekkillerine tahsis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı müflis şirkette hissedar olmadığını, alacağının müflis şirketin tarafı olduğu genel kredi sözleşmesine kefil olması nedeniyle kefalet borcunu İş Bankasına ödemekten kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava dışı müflis şirketin ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalının yaptığı ödemeler kadar müflis şirketin İş Bankasına olan borcunun azaldığı, davalının alacağının gerçek olduğu, bilirkişi raporuna yönelik itirazın bu nedenle yerinde görülmediği belirtilerek davanın reddine hükmedilmiş, karar davacı Müflis Türkiye İmar Bankası İflas İdaresi ile TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyulmuşsa da bozma kararının gereği kısmen yerine getirilmiş olmasına rağmen, davalının dava dışı müflis şirketin yöneticisi veya hissedarı olması temeline dayanan davacının muvazaa iddiaları üzerinde durulmamıştır. Nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda da ticaret sicili kayıtları görülmediğinden bu yönde bir değerlendirme yapılamadığı açıkça belirtilmiştir. O hâlde mahkemece, öncelikle dava dışı müflis şirketin ticaret sicili kayıtları getirtilmeli ve davalının şirket yöneticisi veya hissedarı olması temeline dayanan muvazaa iddiaları araştırılarak, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmalıdır. Bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 13.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.