YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9238
KARAR NO : 2010/7250
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 1.6.2008
Nosu : 178-304
Taraflar arasındaki cezai şart alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, bayilik protokolünden kaynaklanan 500.000.-Dolarlık cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının 500.000.-Dolar cezai şart ödemek zorunda kalmasının davalının mahvına neden olacağından cezai şarttan takdiren % 50 indirim yapılarak 250.000.- Dolar cezai şart alacağının davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özelikle cezai şartın hakim tarafından fazla görülerek tenkis edilmesi halinde tenkis edilen miktar üzerinden davacı aleyhine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-B.K.nun 161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezai şart tutarının tenkisi ile mükellef ise de, TTK.nun 24. maddesi hükmüne göre tacir olan borçlu B.K.nun 161/son fıkrası gereğince fahiş olduğu iddiası ile cezai şartın indirimini isteyemez.
Ancak hesap edilen cezai şart borçlunun mahvına yol açacak ise cezai şarttan indirim yapılabilir. Mahkemece öngörülen cezai şartın günün ekonomik koşulları karşısında davalının iktisaden mahvına sebep olacağı kanısı ile B.K.nun 161/3.maddesi gereğince cezai şart tutarından indirim yapmış ise de, davalının ticari işletmesinin boyutuna ilişkin kararda herhangi bir bilgi veya bu konuda alınmış bir bilirkişi raporu bulunmamaktadır. Davalının ticari işletmesinin boyutuna ilişkin bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.