Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/5640 E. 2014/9381 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5640
KARAR NO : 2014/9381
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Bolacalıkoyuncu Köyü, Köyiçi Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri, tescil konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi tarafından düzenlenen 12/04/2002 tarihli krokiye göre (A) harfiyle işaretli 1200 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline, (B) harfiyle işaretli bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm (A) harfiyle işaretli bölümü davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10/10/2005 gün ve 2005/5947-6644 sayılı kararı ile “Dava konusu taşınmazın 1966 yılında yapılan kadastro çalışmalarında neden tescil harici bırakıldığının araştırılması, orijinal paftanın getirtilerek incelenmesi, komşu 278, 280 ve 281 sayılı parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelerinin taşınmaz yönünü ne şekilde gösterdiğinin araştırılması, orman kadastrosu yapılıncaya kadar devlet ormanı sayılıp sayılmayacağı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra; davanın kısmen kabulüne, 02/07/2008 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 1257,90 m2’lik kısımdan müdahil davacının kullandığı 09/07/2010 tarihli krokide (C1) harfi ile gösterilen 13,18 m2’lik kısmın çıkarılarak davacı adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısmın orman olduğu anlaşıldığından bu kısımla ilgili davanın reddine, müdahil davacının davasının kısmen kabulüne, 09/07/2010 tarihli krokide (C1) harfi ile gösterilen 13,18 m2, (C3) harfi ile gösterilen 1,83 m2’lik kısmın müdahil davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından (A), (C1) ve (C3) ile gösterilen bölümlere yönelik olarak temyiz edilmekle ikinci kez bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09/05/2011 gün ve 2011/2083-5725 sayılı bozma kararında özetle “Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin müdahil adına tescile karar verilen krokide (C1) ve (C3) ile gösterilen temyiz itirazları bakımından; müdahil davacı … 14.01.2003 tarihli feragat dilekçesi ile davasından feragat etmiştir. Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiştir. Davadan feragat davayı sona erdiren bir usûl işlemi olup, feragat ile feragat eden taraf, tüm taleplerinden vazgeçmiş olur ve bu konuda bir daha dava açılamaz. Mahkemece bu yönler değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların 1961 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı bildirildiği halde, memleket haritası ile kadastro paftası getirtilip çakıştırılmadığı için taşınmazın yerinin memleket haritası üzerinde doğru gösterilip gösterilmediği denetlenememektedir. 1961 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan 1958 tarihli hava fotoğrafları incelenmemiş, memleket haritasından daha sonraki 1969 tarihli hava fotoğrafları incelenmiştir. Ayrıca, 1980’li yıllara ait memleket haritası ve hava fotoğrafları incelettirilmemiş, keşifte taşınmazların konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir hâkimin gözlemi zabta yazılmamış, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden; taşınmazın niteliği hususundaki, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, fotogrametrik kadastro paftası getirtilerek kullanım sınırları araştırılmamış ve bu pafta memleket haritası ile çakıştırılarak taşınmazın yeri tam ve kesin olarak tespit edilmemiştir. Orijinal kadastrosu paftası getirtilerek bitişik orman parseli ile birlikte orman olarak tapulama harici bırakılıp bırakılmadığı araştırılmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece, 1961 tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, 1958 tarihli ve 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve fotogrametri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen pafta ve kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Baskanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yapılacak bir araştırma sonucunda taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra; müdahil davacı …’un davasını feragat nedeniyle reddine, davacı … mirasçılarının açtığı davanın çekişmeli taşınmazın kısmen orman olduğu, imar ve ihyanın tam olarak yapılmadığı belirlendiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 17/12/1987 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 27/12/1965 – 26/01/1966 tarihleri arasında ilân edilip kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A1) işaretli bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, (A2) işaretli bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak, bu bölüm üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.