YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6270
KARAR NO : 2014/9568
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 04/05/2012 günlü dava dilekçesinde sınırları yazılı İncirli Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartların davacı yararına gerçekleştiğini bildirerek, Medeni Kanunun 713. maddesine göre davacı adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacının eşi …un 05/04/2012 tarihinde vefat ettiği ve davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, davacının elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi terekeye dahil olan taşınmazla ilgili tek başına dava açma hakkının olmadığı gibi diğer mirasçıların davaya katılması veya terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığı, zilyetliğin Abdullah’ın ölümünden sonra yani 2012 yılı sonrası başladığı, davacının tek başına 20 yıllık zilyetlik süresini tamamlamadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, MK. 713 maddesine göre tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
Arazi kadastrosu 1984 yılında yapılarak kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz orman olarak tespit harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre; davanın, taşınmazın davacı adına tescili istemiyle açıldığı, oysa, taşınmazın davacıya eşi Abdullah’dan kaldığı, taksim edilmediği, davacı dışında başka mirasçılar bulunduğu, davacının sürdürdüğü zilyedliğin tüm tereke adına olduğunun kabulü gerektiği, süresi ve şekli ne olursa olsun kendi adına tescil isteyemeyeceği, diğer mirasçıların da davaya dahil edilmediği saptanarak, H.M.K. 114/1-d ve 115/2. maddesi gereğince davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18.11.2014 günü oy birliğiyle karar verildi.