Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/8973 E. 2022/1193 K. 31.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8973
KARAR NO : 2022/1193
KARAR TARİHİ : 31.01.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 29/05/2020 tarih 2020/İHK 7586 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 19.08.2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada davalının … si olduğu araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek HMK 107. maddesi uyarınca sürekli maluliyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 312.426,63 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun usulden reddine karar verilmiş; bu karara davacı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından başvuru sahibi vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 20/02/2020 -K-2020/13529 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazların kabulüne, uyuşmazlık hakem kararının kaldırılarak, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm verilmesine; Başvurunun kabulüyle 312,426.63TL sürekli maluliyet tazminatının 12.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigortacı tarafından başvurana ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yolcu 19/08/2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanmış olup, olaya ilişkin olarak açılan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/91429 soruşturma sayılı dosyasında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253. maddesi kapsamında, uzlaştırmanın sağlandığı bu sebeple uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nun 253/17. bendinde; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. “CMK’nun 253/19. bendine göre ise “… Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz
belgelerden sayılır.” hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporu düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Tüm bu nedenlerle uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine karar verileceğinden uzlaşma belgelerinin celbedilerek değerlendirilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.