Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14817 E. 2013/4463 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14817
KARAR NO : 2013/4463
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, davalı adına tapuda kayıtlı Taşköprü Mahallesi 37 ada 76 parsel sayılı taşınmazın, yörede 2004 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve fiilen orman olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmış; Orman Yönetimi, aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle, Dairece 02.04.2009 gün ve 15980-5594 sayılı kararla onanmıştır. Ancak, davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenmiş; dairenin 19.09.2011 gün ve 10072-10090 sayılı kararıyla bu kez hüküm bozulmuştur
Bozma kararında özetle; “Taşköprü Mahallesinde 1986 yılında 2613 sayılı Kanun gereğince yapılan arazi kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın davalı kişi adına tesbit edilerek tapuya tescil edildiği ve kişiler adına tapuya tescil edilen taşınmazlar dışında kalan bir kısım sahanın da orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince, 2004 yılında ilân edilen ve genel arazi kadastro çalışmasına esas olmak üzere yapılan orman kadastro çalışmasının sadece 2613 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmalarda tapulama dışı bırakılan orman alanında yapılarak orman olan kısımlara 37 ada 123 parsel numarası ile tutanak düzenlendiği ve tapuya tescil edildiği, dava konusu taşınmazın, orman olarak Hazine adına tescil edilen 37 ada 123 parsel çapı içinde olmadığı, bu parselin yüzölçümüne de dahil olmadığı, 6831 sayılı Kanuna göre taşınmazın bulunduğu yerde yapılarak kesinleşmiş bir orman kadastrosunun bulunmadığı, uzman bilirkişi raporuna göre dava konusu parselin eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman veya eylemli orman da olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği”ne değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde 1986 yılında 2613 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu ile tesbit harici bırakılan yerlerle ilgili olarak 2004 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.