YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2855
KARAR NO : 2012/17386
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan …’ın işyerinde part time çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacı işveren tarafından eksik zamanlı çalışma sözleşmesinin süresi içinde kuruma bildirilmemesi ve kurumun re’sen prim tahakkuku yapması nedeniyle işçinin parttime çalıştığının tespiti istemine yöneliktir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalı …’ın davacı işyerinde 2007/4,5,6 aylarında 13-17 saatleri arasında kısmi süreli olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de karar usul ve yasaya aykırıdır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/2,3 maddesidir. Maddede (Ek: 25/8/1999 – 4447/11 md.) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır.
(Ek: 25/8/1999 – 4447/11 md.) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurumca re’sen tahakkuk ettirilerek 80 inci madde hükümlerine göre tahsil olunur. Uygulamanın usul ve esasları altı ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.
Somut olayda davacı işveren, davalı …’ın kendisine ait işyerinde 2007/4,5,6 aylarına ait sigorta bildirimlerini parttime çalışmayı gösterir sözleşmeyi kuruma ibraz etmeden 15 gün üzerinden bildirimde bulunmuş, Kurumca dayanak sözleşmenin ibraz edilmemesi nedeniyle davacı hakkında eksik bildirim nedeniyle resen pirim tahakkuku yoluna gidilmesi üzerine sözleşme işverence ibraz edilmiş, ancak kurum 10.01.2008 tarihli yazısı ile sözleşmenin noter tasdikli olmaması nedeniyle ibraz tarihinden önceye etkili olmayacağını beyanla işlemini düzeltmemiştir.
Yasanın anılan hükmünün emredici nitelikte olması ve işverenin sözleşmeyi ibraz etmeyerek olaya kendisinin sebebiyet vermesi ve dayanak sözleşmesi her zaman düzenlenmesi mümkün bulunan belgelerden olması karşısında Kurum’un eksik bildirilen süreler yönünden re’sen prim tahakkuku yapmasının yasaya uygun olması karşısında davanın reddi gerekirken kabulü yönünde karar kurulması hatalı olmuştur.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yerel Mahkemece davacı işverenin istemini karşılar biçimde hüküm kurulmuştur. Taleple bağlılık ilkesinin gereği de budur. Davanın konusu, davacıya ait pastane işyerinde 2011/Nisan, Mayıs, Haziran aylarında sigortalı …’ın saat 13:00 – 17:00 saatleri arasında part time usulü çalıştığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.
Mahkemece, deliller toplanıp tanıklar dinlenip işin yürütümü ve çalışma şekli Kuruma verilen geriye dönük düzenlenmiş ve geç ibrazlı kısmi zamanlı hizmet sözleşmesinin varlığı ve belgeleri devam eden çalışma şeklinin aynen sürdürülmesi gibi nedenlerle istem konusu ispatlandığından Mahkemece (part time) kısmi süreli çalışmanın mevcut olduğu yolunda hüküm kurulmuştur.
İşyerinde part time usulü çalışan sigortalıya ait hizmet sözleşmesinin aylık prim bildirgesi eklemediğinden bahisle hakkında 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine göre kendisinden ek bildirge düzenlemesi talep edilmiştir. Bu bildirgeler, geriye dönük olarak Kuruma işverence ayda 15 gün üzerinden düzenlenerek ibraz edilmiştir, iş bu dava sonucunda çalışma şeklinin part time usulü olduğu ispatlanmış bulunduğunda ayda 30 gün yerine 15 gün üzerinden çalışıldığından ek prim ödenmesi ve ek bildirgenin düzenlenmesi gerekmeyecektir.
Davacı işverene, SGK’ca 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi gereği ek prim bildirgesinin verilmesi için ihtarda bulunulması üzerine işverence eksikliğin giderilmesi yolunda kısmi süreli hizmet sözleşmesi düzenlenip, bu sözleşme ek bildirge ile Kuruma verilmiştir, ancak gerçek çalışma şeklinin ayda 15 gün olduğu gözetilerek, yine bildirge 30 gün değil ayda 15 gün üzerinden düzenlenmiştir. İşverence Kuruma ek bildirgenin verilmemesi yolunda itiraz edilmiş ise de, sunulan iş sözleşmesinin noterden tasdikli bulunmaması nedeniyle, ancak ileriye dönük hüküm ifade edeceği işverene bildirilmiştir. Devamında ek bildirgedeki çalışma süresinin 30 güne tamamlanmadığı takdirde, 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesi gereği ek prim tahakkuk edileceği yazıda ilaveten bildirilmiştir.
Gerçek durumun tespiti ve çalışma şeklinin part time (kısmi süreli) ayda 15 gün üzerinden gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğinden eldeki iş bu tespit davası açılmıştır.Bu davadan çıkacak sonuç, işveren hakkında Kurumca ek prim tahakkukun yapılmasının gerekip gerekmeyeceğini belirleyecektir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerle yerel Mahkemece çalışma şeklinin part time usulü olduğu işverence ispatlandığından, istem gibi hüküm kurulmuştur.
Somut olayda hükmün dava konusu taleple sınırlı tutulması ve sonucunun buna göre değerlendirilmesi önem arzetmektedir. Oysa Yüksek Daire’nin temyiz incelemesi sonucunda belirlenen bozma kararına istemle sınırlı tutulmayıp, sanki davanın konusu ek prim tahakkukunun iptali davası olduğu varsayılarak 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinin ilgili fıkrası tartışılmıştır. Oysa uyuşmazlık daha bu aşamaya gelmemiş , 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesi gereği Kurumca işlem başlatılmamıştır.
Gerçek fiili durum, ayda 15 gün üzerinden çalışma olduğundan ve ücretin 15 gün üzerinden ödendiği göz önünde bulundurularak, ….’nın bu miktar üzerinden tespit edilmesi ve Kuruma bildirmesi gerekmektedir.Diğer bir anlatımla ayda 15 gün hizmet gördürülüp, 15 günlük ücret ödenmişse, 30 gün üzerinden prim tahakkuk ettirilmesi doğru olmayacaktır, aksi halde ödenmeyen 15 günlük ücret için priminin işverence ödetilmesine sebebiyet verilmiş olunacaktır. Bu durumun gerçek çalışmayla ilişkisi yoktur.
Davacı işveren iddiasını ispatladığından (bu davadaki hüküm bu anlayışa hizmet etmektedir.) SGK tarafından ek prim tahakkukuna gerek kalmayacaktır, ancak iş sözleşmesi sigortalının ilk işe girişindeki sürede aylık bildirgeye ekli olarak Kuruma verilmediği için ve geriye dönük olarak da verilmek zorunda kalındığından yalnızca usulsüzlük gereği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri gereğince olsa olsa değeri asgari ücretle ölçülebilen miktarla sınırlı olmak üzere idari para cezası uygulanabilir. Bunun dışında davacıya uygulanabilecek yaptırım bulunmamaktadır.
Bu düşünceye karşı daire bozma gerekçesi farklı boyuttadır.Öncelikle talep ve hüküm bağlantısının göz önünde bulundurularak bozma gerekçesi de olsa, talep dışına çıkılmaması gerekmektedir.
Sonuç, yukarıda anlatılan nedenlerle yerel Mahkeme kararının tarafımca isabetli bulunduğundan aksi yönde gerekçe ifade eden çoğunluğunun bozma kararına katılamamaktayım.15/10/2012
21. Hukuk Dairesi Üyesi
…