YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2952
KARAR NO : 2010/10204
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 31.03.2009
Nosu : 789-160
Davalılar : 1- …,…,…
2- …
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ve davalılardan … ile davalılar vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava yurt içi faktoring sözleşmesine dayalı olarak kullanılan fonlardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, yetkili yerde yapılmış bir icra takibinin bulunmadığını; 19.6.2004 tarihli sözleşmede davacı yan temsilcisinin imzasının bulunmadığını, bir çok hanenin boş bırakıldığını ve damga vergisinin yatmadığını, ihtarnamede bir gün süre verildiğini fakat bu sürenin en az üç gün olması gerektiğini, hesap dökümünün açık olmadığını; takip tarihindeki TL faizinin %25, EUR faizinin % 5 olduğunu; takipte YTL ile birlikte TL tutarın da belirtilmesi gerektiğini, sözleşmenin 11 inci maddesi uyarınca kefillerin sorumluluğunun bulunmadığını, kefillerden davalı … ’ın 150.000,-TL.lik limitle sorumlu olması nedeniyle fazla tutarla takip yapılamayacağını, müvekkili şirketin bu miktarda borçlanmadığını, davacının elinde faktoring ilişkisine dayalı belge bulunmadığını iddia ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi kurulu raporuna göre … için kefalet limiti olan 150.000,-TL ile işlemiş faizinden sorumlu olacak şekilde, itirazın 1.063.520,58 TL asıl alacak ile 141.754,33 TL. faiz toplamı olan 1.205.275,63 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar ile asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 2/2 nci maddesinde gösterilen oranda işleyecek faizle devamına, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve icra dairesi ile mahkemenin yetkilerine, ayrıca süreye yönelik diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
../..
Sayfa -2-
2- İtirazın iptali davası takip talepnamesinde alacağın dayandırıldığı hukuki ilişki ve itiraz sebepleri ile sınırlı olarak incelenmesi gereken bir dava türüdür. Somut olayda davacı alacağını takip talepnamesinde “yurt içi faktoring sözleşmesi ile kullanılan fonlardan kaynaklanan cari hesap borcu”na dayandırmıştır.
Taraflar arasındaki faktoring sözleşmesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin (RG. 21.12.1994 gün ve 22148 s.) 8 inci ve halen yürürlükte bulunan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin (RG. 10.10.2006 gün ve 26315 s.) 22/2 nci maddesi uyarınca faktoring ilişkisi kambiyo senedine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmalı ve bu ilişki fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmelidir.
Dosyanın incelenmesinde yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belgelendirilen faktoring alacağının 431.223,86 TL olduğu anlaşıldığına göre, takip talepnamesinde gösterilen dayanak da dikkate alındığında, bu miktardan fazlasının faktoring sözleşmesi kapsamında sayılamayacağı, bir diğer ifade ile sözleşmeye aykırı (usulsüz) fon kullandırılması şeklinde nitelendirilebileceği takip ve dava konusu edilemeyeceği tartışmasızdır.
Bu durumda mahkemece açıklanan ilkeler çerçevesinde ve gösterilen sözleşme kapsamında kalan alacak bakımından hüküm kurulmak gerekirken, fazlaya ilişkin tutarın Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi uyarınca istenebileceğinden bahisle tahsili sonucunu doğuracak şekilde karar oluşturulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin yukarıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına hükmolunan 750’şer TL vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.