YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2925
KARAR NO : 2010/7737
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 9.715,76 YTL’sinin 30.09.2003 tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan …’ın 18.09.2002 tarihinde … Meslek Yüksek Okulunda öğrenciliğe başladığını, 30.09.2003 tarihinde istifa nedeniyle ilişiğinin kesildiğini; bunun üzerine kendisine yapılan masrafın 4 katı olan 11.761.156.000TL. (11.761.156YTL) borç çıkartıldığını, istenen bu borcun 2.045,4 YTL’sinin davalı tarafından ödendiğini, bakiyesinin ise ödenmediğini, bu sebeple ödenmeyen 9.715,76 YTL’nin 30.09.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Yasasının 15. maddesinin 11. Fıkrasında “Bunlardan mezun olup olmadığına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödemek zorundadırlar” hükmüne yer verilmiş; yükümlü ve kefiller tarafından davacının … Meslek Yüksek okulunda öğrenciliğe başlarken imzalanan … Noterliğince 16.09.2002 gün ve 05026 yevmiye numaralı yüklenme senedinin 1.maddesinde “Eğitim süresince veya mecburi hizmetle yükümlü olduğum süre içinde, kendi istediğimle eğitimi terk ettiğim, adli idari veya inzibati bir kararla, Enstitü, Fakülte, Yüksek Okul ve FYO’dan atıldığım veya Devlet Memuriyetinden veya Emniyet Teşkilatından çıkarıldığım takdirde, eğitimde bulunduğum müddet zarfında Devletce ihtiyar olunan her türlü masrafın 4 (dört) katını zammı ve kanuni faiz ile birlikte ayrıca bir hükme hacet kalmaksızın defaten hazine emrine ödemeyi kabul ve taahhüt ederim” şeklinde taahhütte bulunulmuştur. 4652 Sayılı Yasanın 15.maddesi ile yukarda sözü edilen yüklenme senedi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafa eğitimi süresince Devletçe yapılan masrafların dört katıyla birlikte ödemesine karar verilmesi gerekirken mahkemece cezai şartta indirim uygulanması,
Kabule göre de;
2-Dosya içerisinde bulunan ve yukarda sözü edilen yüklenme ve kefalet senedinde davalılar … ve … “… tarafından yüklenme senedi hükümlerine uyulmadığı taktirde kendisinin zimmetinde tahakkuk ettirilecek tazminat ve faizlerden 130.000.000.000 TL. (130.000 YTL.) sine kadar olan kısmını ayrıca bir hükme lüzum kalmaksızın talep vukuunda def’aten ödemeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla taahhüt ederim” şeklinde taahhütde bulunmuştur. Bu durumda, asıl borç miktarının tahsil tarihine kadar işleyecek faizinden de davalıların kefalet limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulması gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarda sözü edilen bir numaralı bozma doğrultusunda, yükümlüye eğitimi boyunca yapılan tüm masraflarla bu masrafların cezai şartını yukarda açıklanan ilkeler ışığında belirleyen ek rapor alınmalı alınan bu ek raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra iki numaralı bozma da dikkate alınarak oluşacak sonuç dorultusunda bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.