YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4070
KARAR NO : 2010/9868
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte alınan talimat ile Çiçekdağı 2.İcra Müdürlüğünün 2008/22 Tal. sayılı dosyasından yapılan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi olmayan, kendisine ait ve kendisinin hasat ettiği nohut mahsulünün haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuş ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, mahcuz ürünün kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacı tanıklarının anlatımı ve dosya kapsamından, haczedilip satılan nohut ürününün davacı 3.kişiye ait olduğu, mahcuzun satılmış olması nedeniyle de; davanın “bedelin iadesi” davasına dönüştüğü gerekçesiyle, davanın kabulü ile satılan nohut bedeli 5.092,50 TL.nın davalı alacaklıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, İİK.nun 8.maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğine göre, davalı (borçlu) … ile davacı 3.kişinin yokluğunda, 05.8.2008 tarihinde Hamzabey Köyünde yapılan haciz işlemi sırasında hazır bulunan ve köy muhtarı olduğu anlaşılan … … harmadaki nohut mahsulünün borçlu …’ya ait olduğunu bildirmiş ve buna göre haciz işlemi yapılmıştır…. … bilahare, 11.8.2008 tarihinde icra müdürlüğüne dilekçe vererek, haciz sırasında mahcuzun “kime ait olduğunu bilmediğini” söylediğini, haciz sırasında hazır olan davacı 3.kişinin de mahcuzun kendisine ait olduğunu söylemesine rağmen bu beyanların tutanağa geçmediğini, tutanağın kendisine okutulmadan imzalatıldığını ileri sürmüştür.Öte yandan, davacı 3.kişi de dava dilekçesinde haciz sırasında hazır bulunduğunu, beyanlarının zapta geçmediğini iddia etmektedir.
Talimat yoluyla tanık olarak dinlenen … …, 11.8.2008 tarihli dilekçesi içeriğine benzer beyanlarda bulunmakla birlikte, bu dilekçesiyle de çelişir şekilde, haciz sırasında mahcuzun davacı 3.kişi “…’e ait olduğunu” söylediğini belirtmiştir. Talimat yoluyla dinlenen diğer davacı tanıkları da beyanlarında mahcuzun davacı 3.kişiye ait olduğunu belirtmiş olmalarına rağmen, aynı zamanda takip borçlusu olduğu anlaşılan davalı taraf tanığı … mahcuzların borçlu …’ya ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, … …’ın kendi beyanları ile haciz tutanağı içeriği ve diğer tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünde bir işlem yapılmadığı gibi, haciz tutanağını düzenleyen icra müdürü ile haciz sırasında hazır bulunan kolluk görevlisi Jandarma Uzman….,’un da meydana gelen çelişkilerin giderilmesi yönünden, tanık olarak bilgilerine başvurulmamıştır.
O halde, mahkemece, öncelikle mahcuz ürünün haciz sırasında bulunduğu tarlanın malikinin kim olduğu ve/veya haciz sırasında tarlanın kim tarafından kullanıldığının tespiti ile tanık … …’ın 11.8.2008 tarihli dilekçesi ile 25.12.2008 tarihli beyanları arasındaki çelişkilerin ve tüm davacı tanıkları ile davalı tanığı beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünden
tanıkların yeniden dinlenmesi, ayrıca, haciz tutanağını düzenleyen icra müdürü ile zabıt mümzii …’un da tanık sıfatıyla dinlenmesi, haciz sırasında davacı 3.kişinin de hazır bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ondan sonra tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.