Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5971 E. 2010/10113 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5971
KARAR NO : 2010/10113
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 14.500 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının araç tamir etmek amacı ile elinde bulundurduğunu ve olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek 14.500 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nun 104.maddesi gereğince “motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacıyla veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı, işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için ZMMS yapan sigortacısı bu zarardan sorumlu değildir”.
Mahkemece, aracın davalıya tamir edilmesi için bırakıldığı, tamirden sonra aracın deneme sürüşünün yapılmasının aracın bırakılması amacına uygun olduğu ve sigortalının onayı ile davalının araç kullandığının kabulü gerektiğinden, sigortalının onayı ile sigortalı aracı kullananın kasıt dışında hata ve kusuru ile zarara yol açması durumunda sigorta bedelini ödeyen sigortacının zarara neden olan kişiye rücu davası açamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Davalı 5.6.2007 tarihli jandarmaya verdiği ifadesinde köyde oto tamirciliği yaptığını beyan ettiği halde davacı şirketin Bölge Müdürlüğüne verilen 20.8.2007 tarihli ifadesinde tamirci olarak çalışmadığını, tamirci dükkanı olmadığını belirtmiştir. Yine davalı kazanın sabah erken saatlerde (05.00 sıralarında) olduğunu ifade etmesine rağmen kaza tesbit tutanağında kaza saati 09.30 olarak düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının tamirci olup olmadığı ve kaza saatinin de araştırılarak, aracın kazadan önceki tamirinin hangi konuda olduğunun, bu tamir sonrası deneme sürüşününün gerekip gerekmediği hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılması, yapılan tamir deneme sürüşünü gerektirmiyorsa aracı tamir için davalıya bırakan sigorta ettirenin deneme sürüşüne muvafakatı bulunup bulunmadığının tesbiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.