Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/8330 E. 2011/11168 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8330
KARAR NO : 2011/11168
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün 2011/137 sayılı davanamesi ile 16.12.1998 doğumlu … ile 03.05.1999 doğumlu kardeşi …’ün doğum tarihleri arasında 180 günden az zaman olması nedeni ile doğum tarihlerinin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece …’nin doğum tarihinin yılının 1997, …’ün doğum tarihinin yılının da 1996 olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davanamede, … ve … adlı kardeşlerin nüfus kayıtlarına göre doğum tarihleri arasında 180 günden az zaman olduğundan, doğum tarihlerinin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece düzeltilmesi istenilen küçüklerin hastaneye sevki ile yaşları hususunda rapor alınmadan davalı beyanları ile yetinilerek …’nin doğum tarihinin 16.12.1997, …’ün doğum tarihinin 03.05.1996 olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de; doğum tarihin düzeltilmesine karar verilen … ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 29.07.1997 doğumlu İslim arasında düzeltilen doğum tarihine göre 4 ay 17 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır. Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapması yaşamın akışına ters düşmektedir.
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim taleple bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek zorundadır.
Yargıtay uygulamaları da gözetildiğinde, doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen küçüklerin tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevkedilerek gerçek yaşının saptanması, öte yandan davalı tarafın göstereceği tanıkların da dinlenerek, toplanacak tüm bu kanıtlardan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda ve öteki kayıtlarla çelişki yaratmadan hüküm kurulması gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.