YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6339
KARAR NO : 2011/13248
KARAR TARİHİ : 29.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davalı borçlunun aciz halinde olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece bu yönde yeterli inceleme yapılmamış, İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinin olayda uygulama yeri olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilip kararda tartışılmamış, 278. madde koşullarının oluşması halinde davalıların iyiniyetinin önem arz etmeyeceği düşünülmemesinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece yapılan tasarrufun alacaklılardan mal kaçırma kastı ile yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı
incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda dava ve tasarrufa konu edilen 25 sayılı parsel üzerindeki apartmanın 70.000.00 TL tutarındaki ipotekle birlikte 80.000.00 TL bedelle borçlu davalı … tarafından diğer davalı …’a satıldığı, taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 410.458.66 TL olduğunun bilirkişi tarafından belirlendiği, böylece ivazlar arasında bir mislini aşan fark olduğu, yine üçüncü kişi konumundaki davalı …’un borçlu davalı ile ticari ilişkileri olup kendisini tanıdığı ve taşınmazı da alacağına mahsuben satın aldığını beyan ettiği, davacının iki ayrı icra takip dosyası ile borçlu aleyhine takip yaptığı, bunlardan Elazığ 1.İcra Müdürlüğünün2007/2349 sayılı takip dosyasının ödeme nedeniyle işlemden kaldırıldığı, diğer dosyadaki takibin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece İİK.nun 278/III-2, 279 ve 280. maddeleri uyarınca Elazığ 3. İcra Müdürlüğünün 2007/2249 sayılı takip dosyası yönünden yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.