Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5145 E. 2010/8841 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5145
KARAR NO : 2010/8841
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının adından “…” isminin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davacının adının nüfus kütüğüne “… …” olarak kayıtlı olduğu, davacının çevrede “…” adı ile bilindiğini belirterek adındaki “…” isminin silinmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesine ekli vekaletname genel nitelikte olup, vekil eden davacının adının değiştirilmesi konusunda özel bir yetkiyi içermemektedir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan adın değişikliği davasının vekil aracılığı ile açılabilmesi için vekile verilen vekaletnamede özel yetki olması gerekir.
Bu durumda mahkemece genel vekaletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi için dosya mahkemesine geri çevrilmiş, vekil verdiği yazılı beyanında “ismin düzeltilmesi konusunda özel vekaletname verilmediğini dosyada bulunan genel vekaletname ile davanın açıldığını” bildirmiştir. Asiller dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmedikleri takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.