Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/8200 E. 2011/10822 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8200
KARAR NO : 2011/10822
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

Davacı … ile davalı … arasındaki davada Fatih 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 24.11.2010 günlü ve 2009/379-2010/471 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.06.2011 gün ve Hukuk-2011/199933 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı … tarafından davalı … aleyhine açılan davada, davacının “…” olan soyadının, Üsküdar 3. Aile Mahkemesinin 05.12.2008 tarih, 2008/422 Esas ve 2008/411 sayılı Kararı ile davacıyı evlat edinen … ve …’nun soyadı olan “…” şeklinde değiştirilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, ancak dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden daha önce Fatih 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.03.1997 tarih ve Esas: 1996/282, Karar:1996/895 sayılı hükmü ile davacının “…” olan soyadının “…” olarak değiştirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 314/3. ve Soyadı Nizamnamesinin 16. maddesinde “… olan evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda ise, davacının söz konusu karar ile evlat edinildikten sonra, 21.10.2009 tarihinde evlat edinmeye dayalı olarak soyadı değişikliği davası açtığı görülmüştür.
29.04.2006 tarih ve 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Nüfus davaları” kenar başlığını taşıyan 36. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde: “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir.” hükmüne yer verilmiş ise de; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu evlat edinilenlere yeni durumları itibariyle soyadlarını, diledikleri takdirde yasalardaki koşullara uygun biçimde değiştirme hakkı tanımıştır. Bu hakkın, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36/b madde ve bendiyle ortadan kaldırıldığı düşünülemez. Bu dava niteliği itibariyle Türk Medeni Kanunu’nun 314. maddesine uygun şekilde açılmış bir davadır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz isteminin REDDİNE ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.