Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/4129 E. 2010/10251 K. 06.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4129
KARAR NO : 2010/10251
KARAR TARİHİ : 06.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava ve birleşen dava dilekçesinde, 52.578,92 TL eğitim ve öğretim alacağının davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalılar vekili Av…. ile davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in Kuleli Askeri Lisesinden sonra girdiği Hava Harp Okulunda okurken askeri öğrencilikten ayrıldığını, yüklenme senedine göre sorumlu olduğunu, davalı …’in ise kefil bulunduğunu belirterek 52,578,92 TL alacağın davalılardan tazminini; birleşen dava dilekçesinde ise aynı miktar alacağın davalı…’den tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu alacakla ilgili olarak davalılar tarafından Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/245 Esas-2008/325 Karar sayılı dosyasında menfi tespit davasının açılıp borç miktarının tespit edildiğini, böylece borcun kesinleştiğini, asıl borç miktarının ödendiğini, davalı asıl borçlu …’in faiz kısmından sorumluluğunun kaldığını, kefillerin faizden bir sorumluluklarının bulunmadığını gerekçe göstererek, davanın asıl borçlu … yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkında ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davanın dayanağını oluşturan eğitim ve öğretim borcu ile ilgili olarak davalılar tarafından Ankara 24. Asliye Hukuk mahkemesinin 2006/413 (Dairece mahkemenin kararı bozulmakla 2008//245-325) sayılı dosyası ile bir menfi tespit davası açıldığında bir ihtilaf yoktur. Ancak, menfi tespit davası 04.12.2006 tarihinde açılmış olup, bu dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre de davacıların borçlu oldukları veolmadıkları miktar 04.12.2006 tarihi itibariyle belirlenmiştir. Somut olayda dava alacak davası olup, davalıların borçlu oldukları miktarın menfi tespit dosyasındaki bilirkişi raporu da dikkate alınması suretiyle alacak davalarının açıldığı (asıl dava ve birleşen davanın) 13.11.2007 ve 19.12.2007 tarihleri itibariyle hesaplanması gerekirken, mahkemece bu doğrultuda bir inceleme yapılmamış olması,
2-Dosya içerisinde bulunan ve yargılama sırasında 14.05.2009 tarihinde Ziraat Bankası’na yapılan 20.011 TL’lik ödemenin kimin tarafından yapıldığının tespiti ile ödemeyi yapan borçlu açısından sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerektiğinin, ayrıca yapılan bu ödemenin Borçlar Yasası’nın 84. maddesi gereğince öncelikle işlemiş faiz alacağından düşülmesi gerekip gerekmeyeceğinin düşünülmemiş olması,
3-Dosya içerisinde bulunan kefalet senetleri gereğince davalı … davalı asıl borçlu adına askeri lise döneminde yapılan masrafların sarf tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizini 18.983.457.000 (18.983,45) TL ile sınırlı olmak kaydıyla ödemeyi, davalı… ise harp okulu dönemine ilişkin masraflar ile bunların sarf tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizi toplamının 69.590,61 TL ile sınırlı olmak üzere ödeyeceklerini taahhüt etmişlerdir. Bu durumda davalı kefillerin yapmış oldukları bir ödeme bulunup bulunmadığı, varsa kefalet sınırı içerisinde kalıp kalmadığı tespit edilmeden, mahkemece adı geçen davalı kefillerin temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile -işlemiş ve kefalet sınırı içerisinde işleyecek- faizden sorumlu tutulmamış olması,
4-Dosyada iki ayrı dava bulunduğuna göre, asıl dava ve birleşen dava için ayrı ayrı hüküm kurulup buna göre mahkeme masrafları ve vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken, tek bir dava varmış gibi hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına takdir edilen 750,00TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalılara iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.