Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17704 E. 2012/17357 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17704
KARAR NO : 2012/17357
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dava,geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının tazmini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece,maddi tazminat davasının reddine manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,davacının geçirdiği zararlandırıcı olayın kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,… Başkanlığınca sigortalının yaralanmasının maluliyetini gerektirmediğinin belirtildiği,itiraz üzerine … … Kurulundan rapor alındığı,buranında sigortalının iş kazası neticesinde maluliyetinin oluşmadığını belirttiği,devamla Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden rapor alındığı ve burası tarafından sigortalının iş kazası nedeni ile maluliyetinin gerekmediğinin belirtildiği,bu rapora da itiraz edilmesi sonucunda … Genel Kurulundan rapor alındığı ve raporda kazalının %8.2 oranında maluliyetinin olduğunun belirtildiği,bu rapor sonrasında Ankara … Fakültesinden de son olarak 5.1.2010 tarihinde rapor alındığı ve bu raporda da kazalının maluliyetinin olmadığının belirtildiği,mahkeme tarafından son aldırılan bu rapora itimat edilerek 18.03.2010 tarih 2003/1541 Esas 2010/91 Karar sayılı karar ile davacının maluliyetinin olmadığının kabulü ile maddi tazminat talebinin reddedildiği,bu hükmün dairemizin 13.02.2012 tarih 2010/6543 Esas,2012/1530 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği,mahkemece 9.5.2012 tarihli oturumda Dairemizin yukarıda esas karar numarası verilen bozma ilamına uyulma kararı verilmesine rağmen bozma ilamı doğrultusunda bir işlem ve değerlendirme yapılmadan bir önceki karararın aynı olacak şekilde hüküm teses edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf (davacı)yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlüğü vardır. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereğince inceleme yaparak yeni bir hüküm kurmak zorundadır.
Bu acıklamadan olarak somut olayda Dairemizin 13.02.2012 tarih 2010/6543 Esas,2012/1530 Karar sayılı kararında yapılacak iş olarak belirtilen “maddi tazminat davası bakımından … Genel Kurulundan alınan raporda belirtilen sigortalının %8,20 oranındaki meslekte daimi kazanma gücü kaybına göre bir hesaplama yaptırmak ve çıkacak neticeye göre bir karar vermek yine Manevi tazminat davası bakımından sigortalının %8,20 oranındaki maluliyeti ile birlikte diğer tüm delilleri bir arada değerlendirerek yeniden bir karar vermek” açıklamasına uygun şekilde bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan,davacının iş kazası sonuçu maluliyetinin kalmadığı değerlendirmesi ile önceki kararın aynen verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; bozma ilamına uyma kararı verilmiş olunmakla artık davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu hususu da göz önüne alınarak Dairemizin 13.02.2012 tarih 2010/6543 Esas,2012/1530 Karar sayılı bozma ilamanda daha önceden açıklandığı üzere maddi tazminat davası bakımından … Genel Kurulundan alınan raporda belirtilen sigortalının %8,20 oranındaki meslekte daimi kazanma gücü kaybına göre bir hesaplama yaptırmak ve çıkacak neticeye göre bir karar vermek yine Manevi tazminat davası bakımından sigortalının %8,20 oranındaki maluliyeti ile birlikte diğer tüm delilleri bir arada değerlendirerek yeniden bir karar vermekten ibarettir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.