Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17646 E. 2022/8774 K. 14.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17646
KARAR NO : 2022/8774
KARAR TARİHİ : 14.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaa davası hakkında, İstanbul 6.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26/01/2016 gün ve 2012/98 -2016/2 sayılı hükmün Dairenin 16/09/2019 gün ve 2016/17783 – 2019/8051 sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin alacağı nedeniyle borçlu … hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak takibin semeresiz kaldığını dava konusu Beşiktaş, Ortaköy, 1365 ada, 1 parselde kayıtlı C blok, 1.kat, 4 nolu taşınmazın 14/01/1999 tarihinde…’e devredildiğini ve bu tarihte davalı borçlu …’e intifa hakkı tanındığını, 28/01/2005 tarihinde ise borçlu …’in taşınmaz üzerinde kuru mülkiyet maliki lehine intifa hakkından feragat ettiğini, bu işlemin muvaazalı olduğunu belirterek iptalini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararının Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 16/09/2019 gün ve 2016/17783 – 2019/8051 sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Buna göre yeniden yapılan inceleme sonunda :
Dava, BK’nın 18. maddesine dayanılarak açılmış muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
Gerek BK’nın 18. maddesine dayalı olarak açılan davalarda, gerekse İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarında , davacının amacı alacağının tahsilini sağlamaktır. Böyle olunca, öncelikle davacının gerçek bir alacağının var olması bu davaların ön koşulu niteliğindedir.
Somut olayda, davacının alacağı tarihsiz olarak düzenlenmiş protokol başlıklı belgeye dayanmaktadır. Davalı borçlu tarafından yargılamanın başından itibaren davacıya olan borcun ödendiği iddia edilmiş, ne var ki açtığı menfi tesbit davası red edilerek kesinleşmiştir.Ancak borçlu …, davanın dayanağı borcun dava dışı … tarafından kendi alacağına mahsuben ödendiği ve bu ödeme belgesinin ibraz edilmediği iddiası ile İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/252 Esas sayılı dosyasından dava açtığını ileri sürmüştür. Anılan dosya celp edildiğinde, 2021/79 sayılı kararı ile 04.02.2021 tarihinde karar çıktığı, kararda davacı …’a olan borcunun, davalı …’in…dan olan alacağına mahuben bu şahıs tarafından ödenmesine rağmen, ödemeye ilişkin belgeyi kendisine vermediğinden, mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz incelemesi çin Yargıtay 11.Hukuk Dairesinde incelenmek üzere beklemekte olduğu anlaşılmıştır. Bu kararın, belirtilen şekilde onanması halinde, davacı …’un alacağının ödenmiş olduğu, takip dayanağı borcun olmadığı sabit olacağından, bu davayı etkileyeceği açıktır.
Bu halde mahkemece, İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/252 Esas 2021/79 Karar sayılı dosyasının kesinleşen sonucunun bekletici mesele yapılarak, davacının alacağının ödendiğinin sabit olması halinde davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile dairemizin 16.09.2019 tarihli Düzelterek Onama kararının kaldırılarak, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.