YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8125
KARAR NO : 2010/12554
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili, dava dilekçesinde davacıların oğlunun nüfus kaydında “…” olan adının “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile davacıların oğlunun nüfus kütüğündeki “…” olan adı ile çevrede tanınıp bilinmediğini, “…” adı ile tanındığını bildirerek adının “…” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, adın değiştirilmesi mümkün olup Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı adı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda küçüğün nüfus kütüğünde adının “…” olarak yazılı bulunmasına karşın, dinlenen tanık anlatımından “…” adı ile tanınıp bilindiği kanıtlandığından, mahkemece bu husus gözetilerek davanın kabulü gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.