Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/4901 E. 2010/7289 K. 10.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4901
KARAR NO : 2010/7289
KARAR TARİHİ : 10.05.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 13.01.2008 günlü toplantıda yönetici seçimine ilişkin olarak alınan kararın iptali ile yönetici atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı vekili 16.06.2008 tarihli dava dilekçesinde 13.01.2008 günlü kat malikleri kurul kararının iptalini istemiş, mahkemece toplantının ve alınan kararın yasaya uygun olduğundan sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, iptali istenen toplantıya davacıların katılmadığı anlaşılmakta ise de, dava dilekçesindeki açıklamalarından ve ilgili karar örneğini dilekçelerine eklemiş olmalarından bu toplantıda alınan kararların kendilerine, yeni olağanüstü toplantı yapılması istemini içeren dilekçe ile yönetime başvurdukları 31.03.2008 tarihinden önce bildirildiği ve öğrenmiş oldukları, tapu kaydının incelenmesinden davacılardan …, … ile …’nin bağımsız bölüm maliki olmadıkları anlaşılmıştır.
634 Sayılı Yasanın 5711 sayılı Yasayla değişik 33. maddesinin birinci fıkrası gereğince Kat Malikleri Kurulunca verilen kararlar aleyhine oy kullanan kat malikinin karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat malikinin ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde 6 ay içinde iptal davası açabileceği ve buradaki sürenin hak düşürücü olduğu düşünülmeden davacılardan …, … ile …’nin bağımsız bölüm maliki olmadıkları bu nedenle davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi, diğer davacılar yönünden ise hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek değişik gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın birinci paragrafının metinden çıkarılmasına yerine “Davacılardan …, … ile …’nin bağımsız bölüm maliki olmadıkları anlaşıldığından davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise hak düşürücü süre yönünden reddine” cümlesi yazılmak suretiyle kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.