YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6130
KARAR NO : 2010/10110
KARAR TARİHİ : 25.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.140 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aleyhine Üsküdar 2.İcra Müdürlüğünün 2009/10132 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalının kusuru oranında azami 6.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Üsküdar 2.İcra Müdürlüğünün 2009/10132 sayılı dosyasındaki 1.498,60 TL asıl alacak ve 199,57 TL işlemiş faize ilişkin itirazının iptali ile takibin bu miktarlar yönünden devamına, inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayalı itirazın iptali şeklinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 109. maddesi hükmü gereğince “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrediği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar”. Sigortacının halefiyete dayalı açacağı davalarda zamanaşımı 17.1.1972
tarih ve 1972/2 Esas 1972/1 Karar sayılı içtihadı Birleştirme Kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere zarara sebebiyet veren aleyhine sigorta ettirenin açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olacaktır.
Somut olayda davaya konu trafik kazası 17.6.2007 tarihinde meydana gelmiş olup davalı aleyhine 18.6.2009 tarihinde icra takibi yapılmıştır. Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece davalının zamanaşımı defii hakkında olumlu veya olumsuz hiç bir karar verilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.