YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5984
KARAR NO : 2010/10218
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
Davacı … ile davalı … aralarındaki kamulaştırma bedelinin arttırılmasına dair davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.09.2008 günlü ve 2008/177-317 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 09.11.2009 günlü ve 2009/7851-9812 sayılı ilama karşı, davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya ve eklerinin yeniden incelenmesi sonucunda; mahkemece davalı idare tarafından davacıya usulüne uygun bir şekilde kamulaştırma evrakının tebliğ edilmediği açıkça belirlenmiş olduğu halde 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 16. maddesi uyarınca taşınmazın davalı idare adına tescili için açılan davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleştirilerek tapuda intikal işlemi yapıldığından davacının kamulaştırma işleminden haberi olduğu kabul edilerek hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Dairemizce onanmış ise de; 2942 Sayılı Yasanın 14. maddesine göre, dava hakkı ancak, kamulaştırılan taşınmaz malın sahibine yöntemine uygun olarak yapılan tebligattan itibaren 30 gün geçmesiyle sona erer. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.06.1994 günlü, 1993/3 Esas 1994/2 sayılı kararına göre de, kamulaştırılan taşınmaz malın sahibine yasaya uygun bir bildirim yapılmamış olması halinde, 30 günlük sürenin başlangıcı tapuda ferağ tarihinden itibaren işler. Dava açma hakkının başlangıcını bu iki hal dışındaki bir olaya bağlamak, taşınmaz sahibinin mülkiyet hakkının ve hak arama özgürlüğünün yasada mevcut olmayan bir nedenle kısıtlanması sonucunu doğurur. Daha önce Kamulaştırma Yasasının 16. veya 17. maddeleri uyarınca tescil davası açılmış bulunması ve buna ilişkin kararın kesinleşmiş olması, bedel arttırım davasının açılmasına engel sayılmamalıdır. Bedel artırım davasının kesinleşen tescile ilişkin hükmün sonuçlarını etkilemesi söz konusu değildir. 2942 Sayılı Yasanın 7. ve Tebligat Yasasının ilanen tebligata ilişkin hükümleri uyarınca gerekli araştırmayı yapıp, yöntemine uygun tebligat yapmayan idarenin bu kusurundan, kamulaştırılan taşınmaz sahibinin zarar görmesi hakkaniyet kurallarına uygun düşmez. Bu nedenle davanın süresinde olduğunun kabulü ile davaya bakılarak, toplanacak kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiği bu defa yapılan incelemeden anlaşılmakla, Dairemizin 09.11.2009 gün ve 2009/7851 Esas, 2009/9812 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.