YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6051
KARAR NO : 2010/8913
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiş, bu istemin süresinde yapılmadığı gerekçesi ile reddedilmesi üzerine … bu ret kararını da temyiz etmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 103. maddesinin birinci fıkrasında, senet değişikliğine ilişkin olarak mahkemenin verdiği kararın tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğünce temyiz edilebileceği hükme bağlandığına göre ve mahkemenin senet değişikliğinin tesciline dair kararı Vakıflar Genel Müdürlüğüne 26.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve adı geçen idarenin bu kararı 25.09.2009 tarihinde … Asliye 3. Hukuk Mahkemesi nezdinde süresi içinde temyiz ettiği anlaşıldığından; mahkemenin temyiz süresinin 15 gün olduğu gerekçesi ile temyiz talebini reddetmesi yerinde görülmediğinden, temyiz talebinin reddine ilişkin kararın bozularak kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, Kırşehir Ahi Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Vakfı senedinde 5072 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan değişikliklerin tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
5072 sayılı Yasanın “Temel İlkeler” başlığını taşıyan 2.maddesinin “vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz” kuralına yer veren (a) bendi ve “kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz” hükmünü içeren (d) bendi uyarınca vakfın kuruluş senedinin 2.maddesinde adı “Kırşehir Ahi Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Vakfı” iken, “Kırşehir Ahi Eğitim ve Bilim Vakfı” olarak değiştirilmiş; ayrıca senedin 10.maddesinin son fıkrasında boşalan tabii üyelerin yerine vali tarafından belirlenecek idarecilerin yer aldığı hükmün kaldırılması, yönetim kurulunun teşkiline ilişkin ildeki idarecilerin dördünün asil üye olduğuna dair 11.maddesinin yönetim kurulunun mütevelli heyetçe seçilmesi ve yine ilin idarecilerinin kurucu ve tabii üye olarak belirlenen 15.maddesinin adı geçen idarecilerinin bu heyetten çıkarılması şeklinde değiştirilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin -yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere 5072 Sayılı Yasanın 2.maddesinin (a) ve (d) bentleri uyarınca kuruluş senedinde vakfın adını içeren 2., boşalacak tabii üyelerin doldurulmasını belirleyen 10.maddesinin son fıkrası ile yönetim kurulunun oluşumunu düzenleyen 11., kurucu ve tabii üyeler arasında bulunan ilin idarecilerinin yer aldığı 15.maddelerinde yapılan değişiklikler mahkemece tescil edilmiş ise de 21.09.2004 günü yürürlüğe giren 5234 Sayılı Yasanın 24.maddesi ve 5072 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde öngörülen süre 31.12.2005 tarihine kadar uzatılmış ve eklenen geçici 2.maddede 5072 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, kuruluş senedindeki adını ve kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Vakıf adının değiştirilmesi ve kamu görev unvanlarının senet metninden çıkartılması sonuç itibarıyla böyle bir düzenleme kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa kurucu irade, vakfın adını “Kırşehir Ahi Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Vakfı” olarak belirlemiş, mütevelli heyetinin oluşumunda kişiyi değil, görev ünvanını esas almıştır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 sayılı Yasayla eklenen Geçici 2.madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinin 2, 10/son, 11 ve 15. maddelerinde yapılan sözkonusu değişikliklerin reddi yerine tescili doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.