YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5775
KARAR NO : 2010/9031
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Ülkemizin zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin verimi genelde ortalama 400-500 kg civarında olduğu, yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Bilirkişi raporlarında değerlendirmeye esas alınan veri listelerinde daha yüksek üretim miktarı gösterilmiş ise de, bu raporlarda zeytinin veriminin bir yıl yüksek ikinci yıl düşük olduğu olgusu dikkate alınmamıştır. Buna göre dekar başına normal yıllık üretim miktarının Kıymet Takdir Komisyonu raporunda gösterilmemiş olduğu da dikkate alındığında dekar başına verimin azami 500 kg alınması sureti ile zeytin gelirinin hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim şartları topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranının %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda; taşınmazın, sulu tarım arazisi olduğu saptandığı halde, %3 kapitalizasyon faizi üzerinden değerlendirme yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bozma nedenleri doğrultusunda ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.