Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9574 E. 2012/14280 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9574
KARAR NO : 2012/14280
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı tarafından Kumluca İcra Müdürlüğü’nün 2009/2442 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2009/2443 esas sayılı dosyası ile de ilamsız takipte bulunulduğunu, Kumluca İcra Müdürlüğü’nün 2009/2443 esas sayılı icra dosyasının dayanağının alacaklı bankanın asıl borçlu … Ltd. Şti.’ye 14.04.2005 tarih ve 432 sayılı yine 21.07.2006 tarih ve 432 sayılı sözleşmeleri ile açılan kredi olduğunu, bu sözleşmelere kefillerden …’ün müvekkiline vekaleten imza attığını, anılan vekaletnamede müvekkilinin vekil …’ün yetkisini “gerek benim nam ve hesabıma ve gerekse vekilim nam ve hesabına verilmiş veya verilecek olan kredi” demek suretiyle kısıtladığını, kredinin ise … Ltd. Şti.’ne açıldığını ve kullandırıldığını, bu sebeple vekaleten atılmış imzaların müvekkilini bağlamadığını belirterek Kumluca İcra Müdürlüğü’nün 2009/2442 ve 2009/2443 esas sayılı dosyalarından ve dayanak sözleşme ve ipoteklerden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu …’ün vekil …’ün tüm işlemlerinden başından beri haberdar olduğunu, kredi sözleşmelerinde vekaletnameye istinaden işlem yapan …’ün Küstür Tarım Ticaret Ltd. Şti. ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, aynı zamanda …’ün … Ltd. Şti.’nin sahibi ve ortağı olduğunu, ipotek sözleşmesinin geçerli olduğunu, ipoteğin bir an için geçersiz olduğu düşünülse bile müşterek borçlu müteselsil kefil …’ün asıl borçlu sıfatı veya müteselsil kefil sıfatıyla girdiği borç yükünün teminatı olarak ipoteğin sıhhatinde bir eksiklik bulunmadığını, … ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte gönderilen icra emrinin iptaline ilişkin açtığı Kumluca İcra Mahkemesi’nin 2010/120 E. 2009/156 K. Sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde icra emrine itiraz ederken ipotek belgesini de kabul ettiğini, tüm bu itirazlarda … vekili ve … vekilinin aynı vekil tarafından temsil edildiğini, ayrıca vekaletnamenin geçerli olmadığı hususunun üçüncü kişi durumundaki bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, Kumluca Tapu Sicil Müdürlüğü’ne davanın ihbarının gerektiğini bildirerek davanın reddini ve müvekkili lehine % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre …’ün, …’ü “gerek benim nam ve hesabıma ve gerekse vekilimin nam ve hesabına verilmiş veya verilecek olan kredi” demek suretiyle yetkilendirdiği, davaya konu sözleşmelerin ve ipotek belgelerinin incelenmesinde borçlunun … Ltd. Şti olduğu, böylece vekilin kendisine verilen yetkiyi aşarak işlem yaptığı, kredi sözleşmesi imzalamak ve ipotek tesisi için yetki verildi ise de vekilin temsil yetkisini kural olarak temsil olunan yararına kullanması gerektiği, eğer temsil yetkisi temsil edilenden başka birinin borcu için verilmiş ise bu konuda vekaletnamede açık yetki bulunması gerektiği, bu yönde bir açıklık bulunmaması halinde müvekkil nam ve hesabına yapılacak muamele ve tasarruflar için temsil yetkisi verildiğinin kabul edileceği,
davaya konu olayda vekil edenin kendisi ve vekilinin nam ve hesabına yapılacak işlemlerde vekile yetki verdiği, kendisinin ve vekilinden başka birinin borcu için kredi sözleşmesi ile borçlanılacağı ya da ipotek verileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığından davacı kefil sıfatıyla imzalanan sözleşmelerden ve banka lehine tesis edilen geçersiz ipotekten sorumlu olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.