YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15322
KARAR NO : 2012/7250
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının 07/05/2007 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi uyarınca asıl borçlu … lehine kefalet akdi imzalayarak müvekkil bankaya karşı müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, sözleşme gereğince …’a çek karnesi verildiğini, muhatap …’ça keşide edilen çekin hamillerince müvekkil bankaya ibrazı üzerine banka tarafından 3167 sayılı Çek Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca çek hamillerine ödeme yapıldığını, banka tarafından yapılan ihtarlara rağmen asıl borçlu ve davalının bankaca yapılan ödeme ve garanti edilen meblağları ödemediklerini, davalı aleyhine yapılan icra takibine davalı yanın haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının Malatya 1. İcra Müdürülüğünün 2008/1598 sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; açılan davanın yerinde olmadığını, müvekkilinin …’a ait çek hesabı ve çekler ile ilgisi olmadığını, BK.’nın 484. maddesi gereğince kefilin sorumluluğunun şartlarının belirlendiğini, genel kredi ve teminat sözleşmesinin 52. maddesinde kefil olunan tutarın yazılmadığını, geçerli bir kefaletin söz konusu olmadığını, ticari müşteri sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı banka ile dava dışı … ile 24/04/2007 tarihli ticari müşteri sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile bağlantılı olarak dava Dışı …, davalı … ve davacı banka arasında 27/05/2007 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi düzenlendiği, genel kredi ve teminat sözleşmesinde, kredi miktarının 25.000,00 TL olarak belirlendiği, kredi limitinin belirlendiği sözleşmenin ilk sayfasında davalı kefil … ‘ın da imzasının bulunduğu, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında da kabul edildiği üzere kefalet limitinin açıkça yazılmadığı durumlarda kefilin sorumluluğunun kredi miktarı ile sınırlı olduğu, genel kredi ve teminat sözleşmesi ile kefil davalı … ‘ın da sorumluluğunun doğduğu, sözleşmelerin birbirinden bağımsız olmadığı, takibe konu alacağın genel kredi ve teminat sözleşmesi üzerinden yapılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı bankanın karşılıksız çeklerden dolayı kanuni zorunluluk ile ödediği 1.881,82 TL’den davalı kefil … ‘ın sorumlu olduğu anlaşıldığından takibin bu miktar yönünden devamına, iade edilmeyen çeklerden dolayı talep edilen 16.350,00 TL yönünden ise bankaca bir ödeme yapılmadığından bu çeklerin gayri nakdi kredi kapsamına girmeyeceği nazara alınarak bu miktar yönünden talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.