Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9195 E. 2012/2269 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9195
KARAR NO : 2012/2269
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının davacıdan çeşitli tarihlerde faturalarla mal satın aldığını, borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden ticari faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muhtelif tarihlerde düzenlendiği iddia edilen faturalara ait malların müvekkiline teslim edilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, taraf defterlerinin incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporu, faturalar kapsamı, toplanan delillere göre, davalının asıl alacağa itirazının iptaline, asıl alacağın %40’ı icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yan icra takibinde 16.556,19 YTL bakiye alacak, 386.81 YTL faiz olmak üzere 16.943,00 YTL’nin tahsilini istemiş, borcun tamamına itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında ise dava değeri olarak 16.556,16 YTL. olan asıl alacak tutarını gösterip, bu tutar üzerinden peşin harç yatırıp, itirazın iptalini talep etmiştir. Bu durumda, davacının iş bu davada sadece 16.556,19 YTL. olan asıl alacak için istemde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece asıl alacak için dava kabul edilmiş olmakla davacının reddedilen bir talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olduğu halde “fazlaya ilişkin talebin reddine” denilerek, davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.