Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8054 E. 2012/1325 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8054
KARAR NO : 2012/1325
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya satılıp teslim edilen mallar karşılığı düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin yetkiye ve borca kısmi itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ikametgahı …’da olup davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, teslim edilen malın bir kısmının ayıplı olduğunu, borca itiraz edilen tutar karşılığı iade faturasının düzenlendiğini ancak davacı yanca kabul edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazının BK.nun 73 ve HUMK 10 madde uyarınca yerinde görülmediği, faturaya konu malların 13.01.2009 ve 19.01.2009 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, yasal süre geçtikten sonra davalının 20.03.2009 tarihli iade faturası düzenlediği, ancak bunun dahi davacıya tebliğ edildiğinin ve buna göre ayıp bildiriminde bulunulduğunun davalı tarafça kanıtlanamadığı, davalının takip tarihi öncesinde temerrüde düşürülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne davalının 3.610,80 TL’lik kısmi itirazının iptali ile icra takibinin devamına, işlemiş faize ilişkin talebinin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Hüküm fıkrasının 7. bendinde davada taraf olmayan … … Sigorta A.Ş lehine vekalet ücreti takdiri şeklinde hüküm kurulması doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 nolu bend uyarınca davacı vekilin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan “… … A.Ş ” sözcüklerinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.