Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8073 E. 2012/1326 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8073
KARAR NO : 2012/1326
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu edilen bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, taraflar arasında imzalanan protokol ile davacının borcunu ödemeyi kabul ettiğini, davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava ve takibe konu bonodaki kefil imzasının davacının eli mahsulü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu şekildeki raporun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi sonradan öldüğü anlaşılan davacı …’ın 25.09.2006 tarihli protokolde ve aynı tarihli icra takibinde borcu kabul beyanı ve ödeme taahhüdü bulunduğu halde mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.