Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2089 E. 2011/11128 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2089
KARAR NO : 2011/11128
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından başlatılan icra takibine konu çekin keşidecisinin müvekkilinden mal alan dava dışı … Ltd.Şti. olduğunu, bu şirketin borcuna karşılık müvekkiline 31.10.2008 vadeli ve 5.000 TL.’lik çeki verdiğini, ardından borcun vadesini uzatmak ve yeni çeklerle değiştirmek isteyince müvekkilinin ciro ederek takastan teslim aldığı çeki borçlu … Ltd. Şti. yetkilisi …’e çekteki cirosunu iptal etmeyi unutarak 15.12.2008 tarihinde teslim belgesi ile verdiğini, sonradan bu şirketin çeki tahrif ederek, keşide tarihi 31.03.2009 ve bedeli 15.000 TL. yaparak bankaya ibraz edilince karşılıksız şerhinin vurulduğunu, çek üzerindeki tahrifat ve parafın müvekkilini bağlamayacağını, çekteki düzeltmede imzası ve rızası olmayan müvekkilinin bu duruma her zaman itiraz edebileceğini, alacaklı davalının bu çekin durumunu araştırmak zorunda olduğunu, davalının keşideci olan dava dışı … Ltd. Şti.’ne müracaat edebileceğini, çek arkasındaki kaşe üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, çek üzerindeki parafın rakamla yazılan düzeltmeye uygulanmadığını, davalı şirket ile … Şirketinin işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek, takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının keşidecisi ile olan temel ilişkisini iyiniyetli olan müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacının çekin en azından 5.000 TL’den sorumlu olduğunu, çeki vadeyi uzatmak ve muhtemelen bedeli artırmak için keşideci şirkete cirolarını iptal etmeden verdiğini ikrar ettiğini, ortada çek tahrifi değil olsa olsa çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ileri sürülebileceğini, bunun içinde davacının yazılı belge ile ispat zorunluluğunun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, dava konusu çek, icra dosyası karşısında, davacının davalı şirketin kötüniyetli olduğu ve senedin keşideci tarafından anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ı oranında 6.000 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.