YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/507
KARAR NO : 2011/11138
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan TMSF vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …Giyim San. İç ve Dış Tic. AŞ.. arasındaki kira sözleşmesi gereğince müvekkilinin kiralayan …Giyim San. İç ve Dış Tic. AŞ.’ye 01.05.2005 ila 28.02.2006 dönemi için toplam 53.100 TL., ikinci dönem olan 01.03.2006 ila 28.02.2007 tarihleri arası içinde toplam 55.000 TL. kira parasının peşin ödendiğini, davalı …’in ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini Bankalar Kanunu gereği devralan diğer davalı TMSF’nin kira sözleşmesine konu taşınmazı 11.08.2006 tarihinde 3.bir şahsa sattığını ve tapuda tescil işleminin yapıldığını, bu satım ile kira sözleşmesinin infisah ettiğini, 6 ay 20 gün için fazla ödenen kira bedelinin tahsili için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi fon tarafından devir alınan diğer davalı …Giyim San. İç ve Dış Tic. AŞ.’nin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, müvekkilinin kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının alacağı olduğunu iddia ettiği bedeli satış tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde istemediğini, davacının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek haksız davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı …Giyim San. İç ve Dış Tic. AŞ. vekili de, öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddini istemiş, esas yönden de davanın yerinde olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı tarafın zamanaşımı savunması yerinde görülmemiş, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davacının davalı eski malikten fazla ödediğini iddia ettiği kira bedelini talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine, davacı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğu anlaşılmadığından davalılar lehine tazminat tayinine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı TMSF vekili hükmü HUMK.’nun 433/2. maddesi uyarınca katılma yoluyla temyiz etmiş ise de, temyiz dilekçesi (davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren) 10 günlük cevapla temyiz süresi geçirildikten sonra 15.10.2010 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin belirtilen sebeplerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.