YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6073
KARAR NO : 2012/13542
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/37188 E. sayılı dosyasından 21.728,96 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yurtdışına ihraç edilmek üzere gömlek imalatına dair anlaşma olduğunu, üretimi tamamlanan gömleklerin 11/05/2009 tarihinde davacı tarafından yurtdışındaki firmaya teslim edilmek üzere nakliyeci firmaya teslim edildiğini, faturanın müvekkiline kesildiğini, müvekkilinin de toplam 19 koliden oluşan gömleklerin faturasını yurtdışındaki firmaya kestiğini, ancak yurtdışındaki davadışı firmanın malların ayıplı olduğunu bildirerek bir kısmını iade ettiğini, ayıplı malların halen müvekkilinde olduğunu, davacı şirkete bu ayıpların bildirilmesine rağmen davacının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiklerini beyanla, davanın reddini ve davacı aleyhine asıl alacağın % 40′ ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının sözleşmeye aykırı bir şekilde ayıplı mal teslim ettiğinin anlaşıldığı, davalının bu malların bir kısmının iade olunmasından dolayı uğradığı zarara rağmen davacıya 9,35 TL fazla ödeme yapmış olduğu gerekçesiyle davanın ve koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2)Davalı ihraç kaydıyla davacıdan satın alıp yurtdışına nakliyeci vasıtasıyla gönderdiği malların ayıplı olduğu gerekçesiyle yurtdışından geri döndüğünü ve bu nedenle davacıya borçlu bulunmadığını savunmuştur. Somut olay bakımından uyuşmazlığın çözümünde süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığının tespiti gerekir. Her ne kadar davalı malların doğrudan nakliyeciye teslim edilerek yurtdışına gönderildiğini savunmuş ise de, bu husus malların ayıplı olduğunun öğrenilmesi üzerine davacıya derhal ihbar yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Başka bir anlatımla, malların davalıya yurtdışından ayıp gerekçesiyle iade edilmesi üzerine davalının bu durumu derhal davacıya ihbar etmesi gerekmektedir. Aksi halde malları bu haliyle kabul etmiş sayılır. Olayımızda davalının icra takibine verdiği itiraz dilekçesinde ayıptan sözedilmiş ise de bu itiraz dilekçesi davacı alacaklıya tebliğ edilmemiştir. Öte yandan davalı sonradan bir ihtarname göndermiş ise de ihtarnamenin tarihi gözetildiğinde süresinde yapılmış bir ihbar olarak kabulü doğru görülemez. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup yeterince tartışılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte yazılı sebeplerle hükmün BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.